Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bildiği her şeyi bir kez Havva'da unuttu. Sonra açtı gözlerini. Her şeyi Havva olarak hatırladı.
Koydu aşkın ismini. Bir kez unutmak sonra hepsini hatırlamaktı.
Havva yaratılmazdan önceki yalnızlığıma hiç benzemiyor bu. O zaman varlığını bilmediğim bir Havva'nın yokluğuyla yokluk çekiyordum. Şimdiyse bir kez bulup da kaybettiğimin boşluğuyla doluyorum.
Yeryüzünün o zamanları bu zamanlarına uysaydı, Âdem'in kırk yıl ağladığı, seksen yıl beklediği, Havva'nın yüz yıl gelmediği bile söylenebilirdi. Ama mutlak olan sadece kalbin zamanı.
Kalbin zamanı: Cennet zamanı.
Canlıydı orada her hatıra. Onda unutuş yoktu.
Aşkın zamanı: Ân-ı ebedi: Bitimsiz şimdi.
Âdem kalbinin zamanında o kadar bekledi. Havva o kadar gelmedi.
Unutmak diye bir kelime vardı Kelimeler Kitabı'nda. Unutucuydu insan. Öyle yaratılmış, kalbi öyle yasalanmıştı.
Ama Âdem bir Havva'yı unutamadı. Ne kadar zordu derin bir hasretin üstesinden gelmek. Unutur gibi bile olmadı. Uzaklaşmadı içinden hiçbir hatıra. Havva'yı hatıram, diye andı. Hatıralarını dağa taşa anlattı.