İslâm nurdur evladım…
Nur, nur, nur…
Nurun tabiatı şudur:
Güneş ışığı pisliğe de vurur, güzele de vurur, baklavaya da vurur.
Ama vurunca kirlenmez.
Pislik güneşi kirletmez, güneş pisliği ortaya çıkarır.
İslâm da böyledir oğlum.
Her yere vurur ama kirlenmez.
Onun için Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur:
“Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır.”
(Ene’l-medînetü’l-ilmi ve Aliyyün bâbuhâ)
Bu hadis yanlış anlaşıldığı için ümmet birbirine girmiştir.
Biri demiş ki “peygamberlik Ali’nindi”,
öteki demiş ki “yok şöyleydi”,
öbürü demiş ki “böyleydi”.
Hiçbiri anlamamıştır evladım.
Bu söz ne saltanat davasıdır,
ne makam kavgasıdır.
Bu sözün mânâsı şudur:
Resûlullah “Ben Medîneyim” derken,
“Ben hakikatin merkezindeyim” diyor.
“Ali kapıdır” derken de,
o merkeze girmenin edebini gösteriyor.