"Kâfire kabrinde doksan dokuz dev yılan musallat edilir... Eğer onlardan biri yeryüzüne üfleseydi, tek bir yeşillik bile bitmezdi." (Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyâme, 26; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/38
Hiçbir şey İçin Geç Değil, Çünkü O Var
Bazen yükümüzün çok ağır olduğunu, kalbimizin karardığını ve geri dönemeyeceğimizi hissederiz. Oysa tövbe; kulun Rabbine 'Sana geldim, beni temizle' demesidir. Tövbe, sadece geçmişten bir pişmanlık değil, geleceğe dair bembeyaz bir sayfadır.
Peygamber Efendimiz (sav) buyurur ki: 'Eğer siz hiç günah İşlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize günah işleyip tövbe eden bir topluluk getirirdi.' (Müslim). Çünkü Allah, kulunun kendisine sığınmasını, 'Hata yaptım Rabbim, Sen affedicisin' demesini sever.
Kabirdeki o karanlık tabloyu aydınlatacak tek nur, dünyadayken samimiyetle edilen bir tövbedir. Unutma; güneş batıdan doğana kadar o kapı hiç kapanmayacak. Yol yakınken, nefes alıyorken dönmeye değmez mi?
Seyyidü'l İstigfar (Tövbelerin Efendisi)
Allâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mesteda’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebû ü leke bi-ni’metike aleyye ve ebû ü bi zenbî fağfirlî fe innehû lâ yağfiruz-zünûbe illâ ente.”
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ. أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Sen’den başka ibâdete lâyık ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Sen’in kulunum. Ezelde Sana verdiğim sözümde ve vaadimde hâlâ gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana lutfettiğin nîmetleri yüce huzûrunda minnetle