En çok tırmalayan, en güzel yerden kırar tırnaklarını. Ellerimiz kan içinde zirveye çıkmak, çok mu havalı? Niye kutsanır ki bu kadar çalışmak? Öylece durmak istiyorum zamanın ortasında; bu, beni neden başıboş bir serseri yapsın?
Kelebekleri değil, böcekleri seviyorum şimdi. Ters dönen böcekleri düze çıkarıyor, hâlâ yağmuru bekleyen gündüzlerim. Ellerim hâlâ yaşatmak için çabalıyor yok sayılanları. Hâlâ kurumuş bir dal yeşeriyor kuzeye bakan yerinden, çiçekçi hâlâ önce çiçeklerini, sonra sokağı suya doyuruyor. Hâlâ adı konmamış bekleyişlerin kaldırımında, yan yana yürüyoruz. Yaşlanarak...