Giriş Yap

Masa Dergisi

Dergi
8.6
1.743 Kişi
Unvan
ISSN : 2458-9977
Doğum
Mayıs 2016
Ölüm
Temmuz 2022
Yaşamı
Masa Dergi 1 Mayıs 2016’da yayın hayatına başladı. Kültür, Sanat ve Edebiyat alanında ayda bir yayımlanan dergi Temmuz 2022'de yayın hayatına son verdi.

İncelemeler

Tümünü Gör
48 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
Anadan Doğma Şair: Cemal Süreya
Derginin kapağında da görüldüğü üzere Cemal Süreya'nın hayatından bahsedilmektedir. Sanatına tutkuyla bakan bir şair.Doğan Hızlan'da Cemal Süreya'dan bahsederken bu tutkusunu gözler önüne serecek bir cümle kurmuş. "Paris'ten getirdiği Chevrolet arabayı satıp ev alacağına, Papirüs dergisini çıkaran adam." diye bahsetmiş. Biliyorsunuz ki Cemal Süreya bir süre sonra "Cemasef" mahlasını kullanarak yazılarını ve şiirlerini  yayımlamıştır. Süreya aynı zamanda İkinci Yeni Akımı'dan etkilenmiş, kendi kültür birikimi ve kendine özgü anlatım biçimi ile eserlerini oluşturmuştur. Onu yazmaya iten en büyük sebeplerden biri bilhassa annesidir. Hayatını zindan eden olayların başlıca nedenini Dostoyevski'nin kalemi ile tanışması, annesinin kaybı, üvey annesi Esma' nın yaşattıkları Cemal Süreya'da çok derin izler bırakmış. Hepimizin hayatında iz bırakan insanlar  mutlaka vardır. İyi veya kötü. Dolayısıyla bu durum yaşantımızı da etkiler hale geliyor. Tıpkı Cemal Süreya gibi...Özellikle üvey annesi Esma'dan bahsederken kullandığı dizeler içime dokundu diyebilirim. "Kuyuya sarkıtan kadın, saçından kavrayıp kardeşimi." Süreya bir süre sonra Esma'dan kurtulmuş olmasına rağmen onun izleri hiçbir zaman geçmemiştir.    Yaşadıkları, onu yazmaya iten nedenleri, sevdası, kaleminden dökülenleri okumak benim için heyecan vericiydi. Biliyorsunuz ki sosyal medyada bilgi kirliliği çok fazla bunun önüne geçmek içinde, Masa Dergisi okurlarına Cemal Süreya adı altında paylaşılan yanlış dizeleri bulup, okuyucularını uyarmıştır. Dergide yer verilen bir diğer konu ise başarı hikayesi Kadın boksunda ilk olimpiyat madalyasını ülkemize getiren Buse Naz Çakıroğlu ile yapılan  keyifli bir röportaja yer verilmiştir. Bir kadın olarak da kendisine minnettar olduğumu ve ülkem adına gurur duyduğumu belirtmek isterim. Okuyan, bilen, merak eden, azimli, çalışkan ve sınırları zorlayan bir neslin devam etmesini arzu ediyorum. Okurken ara ara hüzünlendim, gururlandım ve keyif aldım, siz değerli okurların da mutlaka okumasını tavsiye ediyorum. Keyifli Okumalar diliyorum            Size iyi izler bırakacak insanlarla                         karşılaşmanız dileğiyle.
Masa Dergisi - Sayı 54 (Eylül 2021)
8.6/10 · 133 okunma
Reklam
52 syf.
·
4 günde
Merhaba sevgili okurlar; Bu ay ikinci kez deneyimlediğim Masa Dergisi hakkında biraz bilgilendirmek istiyorum. Açıkçası derginin kapağında Dostoyevski'yi görünce çok heyecanlandım, zaten dergide en beğendiğim kısımda bu oldu diyebilirim. Sürekli okuduğum diğer dergilerle bir kıyaslama yaptığımda benim için biraz yetersiz gibi geldi. Yani tam anlamıyla keyif alabildiğimi söyleyemeyeceğim. Aynı zamanda sadece bir edebiyat dergisi değil. Sanatla ilgili içeriklere de yer verilmektedir. Sanat sadece edebiyat demek değildir, sanat bir çok şeyi kapsar. Bu bir müzik, bir sinema, tiyatro,resim gibi daha sayamadığım birçok alanı kapsıyor. Dergiye yaklaşırken sadece "Edebiyat Dergisi" olarak yaklaşmamak gerekir diye düşünüyorum. Bu yüzden tiyatro, sinema, müzik ile ilgili yazılara yer verilmiş.    Baha Boduroğlu, Hüsnü Arkan ile bir röportaj, Michael Haneke Sineması, Mehmet Güreli ile yapılan röportaj,  Libya'da Bir Yüzbaşı (Mustafa Kemal Atatürk), Varoluş Sancılarının  Ruh Ortakları diye bahsedildiği  Sylvia Plath ve Nilgün Marmara ile ilgili içeriklere yer verilmiştir.   Okumak isteyenlerin ön yargılı yaklaşmasını kesinlikle istemem, bizzat sizlerin tecrübe edinmenizi isterim. Her sanat, her edebiyat herkese aynı tadı vermeyecektir. Sadece beklentilerimin biraz altında olduğunu belirtmek istiyorum. Keyifli Okumalar...
Masa Dergisi - Sayı 55 (Ekim 2021)
7.5/10 · 202 okunma
1 yorumun tümünü gör
250 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Geçen ay büyük goller yediğim için bu ay ki sayı için acele etmedim sanırım. Tesadüf eseri denk geldim. Nasıl bir sıkıntı içindeysek artık ülkece rutin bile yabancılaşmaya başladı. En azından benim için bir süredir durumlar öyle. Bu ay ki sayıda yer alan ve durumu özetleyen en güzel yazı Gürgen Öz' ün " Sıkıntı " yazısı olmuş. Her cümlenin sonunda nokta ile birlikte bir süre duvara bakıyorsunuz. Bir sabah uyandık Marmara Denizi ölmüş. Gün ortasına doğru marketteki fahiş fiyatlar. Döviz nedeniyle her şey almış başını gidiyor. Akşam uzanıyorsunuz iki dakka gündem takip etmeye gelmiyor. Tecavüz, taciz, cinayet. Hiç mi güzel haber olmaz diyorsunuz. Olmuyormuş. Yok yani. Varsa da ben denk gelemiyorum. Neşe yok, eğlence yok, huzur yok, güven yok. Ferahlık yok, her yerde acı. Elimizi nereye atsak birinin yarasının kanında boğuluyoruz. Hele ki her şeyi çok içselleştiren insanlarsak. Bu beni ayrıca zorluyor. Birinin derdini dinledikten, mutsuzluğuna ortak olduktan sonra evimin dışında bırakamıyorum o hüznü. Normali bu mu yoksa diğeri mi bilemiyorum. Her acı acımın üzerine konup kamburumda yuva ediniyor kendine. Öyle böyle tökezleye tökezleye yürüyoruz. Ne kadar ileri gidiyoruz orası meçhul tabi. İlgi alanımın hızla değişmesinden ötürü mü bilmiyorum. Hemencik Beyhan Budak yazısını açtım. Bu ay ki yazı başlığı " Memento Mori '' O kadar güzel ve içten bir yazı ki. Yine de öyle güzel ve içten bir yazı olmasına rağmen hatta ikna edici bir yazı olmasına rağmen tabuları yıktıramadı. Yaklaştı birazcık ama. Yazının ana mantığı ya gerçekten değer verdiğin insanları birden kaybedersen ? Onları kaybetmiş gibi düşünün ve ertesi gün ne için pişman olacağınızı hesaplayın diyor. Teker teker ölmüşler ve sen öylece kalakalmışsın ya da tam tersi onlar öylece kalakalmış. Bu noktada insanlar ikiye ayrılıyor. Şimdi bu sorun bunca yaptırımı gerektirecek bir şey miydi ? diyenler.İyi ki yapmışım. Kafam rahat diyenler. Ben ortada bir yerlerde ama daha çok "bu mu yani taktığın şey" kısmına yakın bir yerlerde tutunuyorum.O kadar şeyi içinde biriktirip dağ yapmaya gerek var mı ? Yok elbette. Ama bazen öyle olması gerekiyor. Gerekiyor mu sahiden çok da bilemiyorum. Şahane bir kesinlik :)))) Yazılar güzel, çizimler güzel, fikirler güzel. Tam eline çayını, kahveni alıp keyifle okunacak bir sayı. Ama bilin bakalım ne yok ?????
Masa Dergisi - Sayı 53 (Ağustos 2021)
8.0/10 · 133 okunma
·
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42