otuzundansonra

otuzundansonra
@dnsa
Kitap bağışçısı Söz yazarı
aşçı grafik tasarım karakalem
Gazi üniversitesi
ankara
122 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı

otuzundansonra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2022 180. kitabı
F. Scott Fitzgerald
7.6/10 · 27,8bin okunma
Reklam
Eskiden…. Dedeler nineler hep soba kenarında yatardı…:) Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Arabalar telden, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur du. Komşuda pişen Bize de pişer, Bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Çimenlerin üstüne sırtüstü yatıp, masmavi gökyüzüne bakıp dalar giderdik. Turşu, salça, bulgur, Yufka, mantı evde yapılır, Sular testilerde soğutulurdu. Kardan adam yapılır, Evlerde meşe odunuyla soba yakılır, Kış gecelerinde uzun masallar anlatılırdı heyecanla. Evler badanalı, Sokaklar lambasızdı Haber radyodan dinlenir, Çizgili romanlar okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı rengârenk. Belki haberimiz yoktu şimdiki gibi küçülen dünyadan, Ama bizim dünyamız çok büyüktü. İmece usulüyle sürülürdü tarlalar, imece usulüyle biçilirdi ekinler, Sarı öküzün çektiği gemle sürülür harmanlar, çocuklar ona binerek sevinirlerdi lunapark olmasa da.. Özenle yazılır mektuplar, içine yürekle beraber, kurutulmuş gül yaprakları konurdu mis gibi koksun diye. Yemeğe besmeleyle başlanır, soğan ekmek te olsa sonunda Elhamdülillah denirdi.  Toprak insana daha yakındı, topraktan evlerde yaşanırdı, kış geldimi baçalar  loğlanırdı. Köy evini en güzel yeri çartaklardı, her hane bir misafir odası ayırır komşu köyden gelen ahbaplar misafirler burada ağırlanırdı. Ekinler orakla biçilirdi, merçimek,fiğler arpa elle yolunur, desde desde dizilirdi. Harmanlarda düven sürülürdü,birinin düven ile iş yaptığını görünce koşarak gider, düvene binerdik yediğimiz tozu bir görseniz…  Eskiden öküzler koşulur  tarlalar karasaban ile sürülür,öküzler övendire ile yönlendirilirdi. Harman sona ermeden sap saman içeri atılmada gurbete çıkılmazdı. Kışlık odun için ırgat bulunur, kuşluk vakti
Git gide azalıyorsun içimde. Eskiden daha çok özlerdim seni, gözlerim dolardı hatırladıkça. Unutuyormuyum, alışıyor muyum bilmiyorum. Kırgında değilim artık. Kızgınlığım sadece kendime. Ne vardı da böyle çok sevdim sanki seni. Hiç kurmasaydım hayalleri, silip atsaydım bendeki resimlerini. Sen her "gidiyorum" dediğinde, bu kadar küçük düşürmeseydim kendimi. Ama bu sefer farklı. Git gide azalıyorsun içimde. Sahiden unutuyormuyum, uyutuyor muyum yüreğimi bilmiyorum. Bildiğim birşey varsa, yalnızca yüzünü unutmaktan korkuyorum. Gel diye yazmıyorum bunları sana. Sadece seni böylesine çok sevmem neyine yetmedi onu merak ediyorum. Sana böyle bağlanacağım aklımın ucundan bile geçmezken, nasıl oldu da kalbimin içini deldi geçti. Bunca acıyı çekmeme rağmen, sana hiç dokunamayacak olmam yakıyor canımı. Ama bir başkası, bunların hiçbirini yaşamadığı halde sana sahip olacak. Ne acı.
"Herkesin kalbinde taşıdığı bir yarası vardır, bu dünyadaki herkes için geçerlidir. Sadece herkesin acısı ve acıttıkları farklıdır. Kimi arkadaş acısı çeker, kimi sevda, kimi ana, kimi baba... Ama muhakkak bir şeylerin yarasını taşırız yüreğimizde...