Muhammed İbn-i Ka’b’ın söylediğine göre, cehennemliklerin yapacağı dört çağrının Yüce Allah (c.c) dördünü de cevaplandıracak, arkasından bir beşinci çağrıda bulunmaya dilleri varmayacaktır. Cehennemliklerin bu çağrıları ile Yüce Allah (c.c)’ın onlara vereceği cevaplar Kur’an’da şöyle bildirilmektedir;
İlk çağrı da cehennemlikler diyecekler ki;
“Bizi iki defa ölümden dirilttin. Şimdi günahlarımızı itiraf ediyoruz, (buradan) çıkmanın bir yolu var mı?”(Mü’min süresi 11)
Allah (c.c) onlara şöyle cevap verir;
“Şundan dolayı ki, biricik Allah’a çağrıldığı zaman onu inkâr ettiniz. Ona her ortak koşulduğu zaman inandınız. Şimdi ise hüküm Yüce ve büyük Allah’a aittir.” (Mü’min süresi 12)
İkinci çağrı da cehennemlikler diyecek ki;
“Ey Rabbimiz, artık gördük ve duyduk. Şimdi bizi geri gönder de iyi amel işleyelim. Çünkü artık kesin inanç sahibi olduk biz.”( secde süresi 12)
Allah (c.c) onlara şöyle cevap verir;
“Siz hiç bir zeval yoktur” diye yemin etmemiş miydiniz? (İbrahim süresi 44)
Üçüncü çağrı da cehennemlikler diyecek ki;
“Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar da daha önce işlediklerimizin tersine iyi ameller işleyelim.”(fatır süresi 37)
Allah onlara şöyle cevap verir;
“Size dünyada düşünenin düşüncesine yetecek kadar ömür vermedik mi? Size kötü akıbeti bildiren elçi de geldi. O hâlde şimdi çekin azabın acısını! Zalimlerin hiçbir koruyucusu yoktur.”( fatır süresi 37)
Dördüncü çağrı da cehennemlikler diyecek ki;
“Kötülük üzerimizde baskın çıktı da sapık bir kavim olduk. Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar, eğer bir daha küfre dönersek hiç şüphesiz, bizler zâlimiz.”( mü’min süresi 106-107)
Allah onlara şöyle cevap verir;
“Kalın olduğunuz yerde ve ses çıkarmayınız.”(mü’min süresi 108)
“Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkümsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın. Kendinizi onaylayın, sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük bir kıskançlıktır. Oyalanmayın. Direnme gücünüzü koruyun…”
İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.