Aşkın beklenmeyen zamanda karşınıza çıkmak gibi bir huyu vardır. Kollarını açıp beklediğinde köşe bucak saklanır da, sen planlar yaptığında gelir dikilir önüne. Öyle ki gidip ona çarpmaktan başka çaren kalmaz. Hiç aklında yokken zorla düşer aklına, hiç planda yokken tüm planlarını altüst edip oturur baş köşeye. En olmadık anda geldiğini düşünürsün de içten içe en çok ona ihtiyacın olduğunu fark edersin zamanla.
Aşk böyle miydi? Mutluluk, kıskançlık, heyecan, öfke, arzu ve daha varlığını henüz bilmediğim bir yığın duyguyu en sivri kenarları ile hissetmek, tadını alacak kadar yoğun yaşamak… Aynı anda dünyayı baş kaldıracak kadar cesur ama adım atamayacak kadar güvensiz hissetmek.