İster hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman, bunu anlar anlamaz, bu korku uçup gider.
Ne düşünürseniz düşünün “serpilme” ne devasa bir banka bakiyesidir ne de parlak bir siyah araba ya da komşunuzunkinden daha güzel bir ev.
Hayatınızın son demlerinde dönüp bakacağınız şey, ışıltılı nesneler ya da para yığınları değil; anılar, yolculuklar, dostluklar, sevgi ve sizi nereye götürmüş olursa olsun kendi yolunuzu çizmiş olduğunuzun bilgisidir.
Hayatta yaşlandıkça, yaptıklarından çok yapmadıklarından pişmanlık duyuyor insan. Bence, yapmak ya da yapmamak arasında bir seçim yapma şansın olduğunda, istediğin gibi sonuçlanmasa bile, onu yapmak daha iyi bir tercih oluyor. Çünkü yapmadığında, işte o zaman pişmanlık başlıyor. “Kierkegaard’ın dediği gibi, yap ya da yapma, her iki durumda da pişman olacaksın.”