"Ağacın ortasında bir kartal bulunmakta ve kartal, her yeri keskin bir şekilde görebilmektedir. Köklerini Nidhogg adlı bir yılan, sürekli kemirmektedir ve Yggdrasil ağacı bile, hayatta kalabilmek için sürekli savaşmak ve gelişmek zorundadır."
"Ağacın köklerinde, üç kadın oturur. Tanrı değillerdir fakat tanrılardan da güçlüdür. Çünkü kaderi bilmektedirler. Tanrılar tanrısı Odin bile, kader hakkında bilgi sahibi değildir."
"Yggdrasil ağacının gövdesi, dünyayı ekseni boyunca kateder, aynı zamanda yeri ve göğü ayırır. Yerin üstü yaşanan asıl dünyayı, bereketi, bolluğu ve yaşamı temsil eder. Bu dünya, 'birinci' dünyadır. Ağacın üç ana kökü ise, diğer dünyadır. Köklerde ejderhalar ve yılanlar vardır. Kötüyü temsil ederler fakat bir yandan, toprağın bereketidir."
"Yaprakları ve dalları, görünmez bir biçimde tüm gökyüzünü ve evreni sarar. Kökleri de dünyanın her yerine ve en derinlere sıkı sıkıya tutunmuştur. Çoğu zaman ağaç, dünyanın merkezindedir ve bir dağın zirvesindedir."
Sayfa 87 - Odin'in darağacı. Dokuz gün, dokuz gece boyunca kendini kutsal bilgelik için asıp kendini feda eder. Ygg=Odin, Drasil=At ya da Ağaç. "Atın asılı olduğu ağaç" olarak çevrilir. -eski norsça dili-·Kitabı okuyor
"Hey Mimer, kuyunun suyundan biraz içmem lazım ki kardeşlerimin nerede olduğunu öğreneyim. Mimer reddetti. "Her isteyene bilgeliğin kaynağından su içirirsek, ne olacağını zannediyorsun Odin? Böylece herkes olacakları önceden bilir ve bunu istediğini sanmıyorum" der.
Odin yıkıldı, ne yapacağını bilemedi. Kendi kendine, bu kuyudan bir damla su içmek için her şeyi yapabileceğini, hatta tek gözünü feda edebileceğini mırıldandı. Mimer birden bağırdı, "Anlaştık!" . Odin'in yüzü sarardı. Sadece kendi kendine mırıldanmıştı ama yine de anlaşmaya sadık kalarak tek gözünü çıkarıp kuyunun içine attı. Ve o günden beri Odin'in gözü, kuyunun dibinden dışarıya, dünyaya bakar. Böylece hem geçmişi, hem de geleceği görür.
Sayfa 58 - "Odin'in, bilgelik için vazgeçişi. Mimer'in kuyusu ise, dünyadaki tüm bilgeliğin kaynağıdır."·Kitabı okuyor