Her düşünce kişinin ruhunun iç yansımalarının , gelgitlerinin , derin iç çekişlerinin , zaman zaman çatışmalarının ve ideallerinin es(-e,-i)ridir . Aslında kendimi kendime anlatıyordum başkalarına anlatıyormuşcasına
Konu veya olay aynı olsa da senin algılayışın biricik ve tektir , bu aynı zaman da eşsizlik ve hapsolmuşluk anlamına gelir . Bir sanat eseri aynı zamanda bir hapishane .
Herhangi bir kişiye senin anladığın şekilde bir olayı veya bir konuyu anlatman mümkün değil . Tıpkı olaya senin gibi bakması senin gibi hissetmesi ve algılaması gerekiyor . Aynı budizmin zen kolu gibi başka hiçbir kimsenin değil sadece kişinin kendisi hissedip , algılamasıyla kurtuluşu bulması gibi .
Kaç yaşında olursak olalım neler yaşamış veya neler yaşamamış olursak olalım hayat hep bir tatminsizlik içermiyor mu ? Ya çok yaşayıştan ya da az yaşayıştan , hissedilen hep bir noksanlık hep bir azlık hep bir tamsızlık ...