Hüseyin

Hüseyin
@dogaldusunce
Her düşünce kişinin ruhunun iç yansımalarının , gelgitlerinin , derin iç çekişlerinin , zaman zaman çatışmalarının ve ideallerinin es(-e,-i)ridir . Aslında kendimi kendime anlatıyordum başkalarına anlatıyormuşcasına
Doyumun kendisi doyumsuz şöyle ki doyum bir çok şeyin bir araya gelip sınıra ulaşma durumudur ve bu doyumun kendisi hergün sıfırlanır . Tam doyum mümkün değildir. Pek ala şunu demek mümkündür kısmi doyumlar vardır , geçici mutluluklar ve mutsuzluklar vardır , mutluluk ve mutsuzluk doğaldır , bu iki skalanın arasında gidip gelmek daha doğaldır . Hayatın sırrı belki de bu iki sınır durumu arasındadır .
Reklam
Herşeyin ve bütün olasılıkların olabileceğini düşünmek ve buna karşı kayıtsızca kalmak en yüksek ruh hallerinden biri olabilir.
Duygu ve Düşünce
Herzamanki gibi işten çıkmış evine doğru gidiyordu. Yorgun bitkin usul usul yürürken tanıdık yüzleri görüyor günün yorgunluğu ile küçük bir selamla geçiştiriyordu.Bazen tanıdık olmayanlar yüzler dikkatini çekiyor , onlarında günün yorgunluğu gözlerin okunuyordu . İçten içe insanların ne kadar mutsuz olduğunu sorguluyor ve bunun sebeplerini az çok tahmin ediyordu . Kendisi de bu girift sorularla meşguldü bazen de kendisini bu soruların karşısında eli kolu bağlı şekilde hissediyordu.Nihayet eve vardığında loş ışıklı evini havalandırmak için salona doğru ilerledi . Ardından birseyler hazırlamak için mutfağa gitti . Fakat aklı hala basit ama içini yiyen sorularla iştigaldi. Bir yandan dolapdan birseyler çıkarıyor bir yandan da aklı karmaşa içindeydi. Çok düşünmenin ona zarar verdiğini biliyordu fakat elinden birsey gelmiyordu . Günlerinin kısır bir döngüde eriyip gittiğini düşündükçe çıldırma haline yaklaşıyordu. Yetenekleri vardı ve her insanın yeteneğinin olduğunu düşünüyordu . Herkes belli yeteneklere dünyaya geldiğini içten içe biliyordu ve yetenekleri geliştirememekten hayıflanıyordu . Hergün aynı döngünün içinde kalmaktan bıkmıştı , sonunun ne olacağını tahayyül bile edemiyordu. Hayatı için anlam arıyordu fakat hala kendisini tatmin edecek cevaplar bulamamıştı.Gün onun için sabah öğle akşam ve belli periyodik eylemlerden ibaretti . Bazen hayatının anlamsızlığına, herseyin basit bir döngüde olduğu düşüncesine meylediyor bazense kendisini diri tutması için ulvi görevlerinin olduğuna ikna ediyordu. Kafasının içi sanki savaş alanı gibiydi, düşündükçe çatışma daha da alevleniyordu . Biranda zil çaldı ve evde tek yaşadığından aniden irkilip kapıya doğru yöneldi ve hayatın olağan akışına geri döndü.
Akıp giden zaman
Geç kalmışlık ve yetersizlik hissi , anı yaşayamama , aşırı düşünme , birşeylerin eksik olduğunu derinden hissetme ve durdurak bilmeyen zamanın hızla ilerleyişi ...
Duygu ve Düşünce
Wu wei ne demektir ? Çabasız, hareketsiz eylem demektir . Aslında bunu böyle söyleyince çok anlaşılmıyor , biraz daha yorumlamamız gerekecek . Her birimiz bazen fark etmişizdir ki amacımıza ulaşmak için çok çaba sarf ederiz ki belki de hayatımızın merkezine hedefimizi koyarız . Fakat merkezimize koyduğumuz hedefe ne kadar çaba sarf edersek edelim amacımız için ulaşmak istediğimiz noktadan bir hayli uzağızdır . Düşüncelerimizde, eylemlerimizde tek bir odak noktamız vardır ve anlarımız çoğunluğunu bu hedefi gerçekleştirmek için planlarız . Fakat yaşadığımız süreç öyle bir ilerler ve zaman öyle bir hızla akar ki ne kadar çabalarsak çabalayalım sanki bataklığın içinde hareket etmeye çabalarken kendimizi buluruz ve ne kadar çabalarsak çabalayalım daha da derine batarken kendimizi buluruz . Hedefimiz ile aramızdaki mesafe gitgide kısalacağını umuyorken işler tam tersi işlemeye başlamıştır . O halde buradan çıkan sonuç hiç çabalamamak mı olmalıdır ? İstek ve arzulara ket vurmak , çaresizce sabit mi olmamız gerekir ? Aslında olması gereken akışa uyum sağlamaktır. Ne olması gerekiyorsa öyle olmasına izin vermek , nehrin içindeki akıntıya dahil olmak gerekmektedir. Neyse o, ne eksik ne fazla , ne az ne çok , olması gerektiği gibi , oluyor olduğu gibi . Bırakırız geri gelir , arkamızı döneriz önümüze çıkar , hiç istemeyiz dibimizde biter , artık nefret ederiz fakat kendini affettirmeye çalışır , artık umudu keseriz karşımıza çıkar , hiçbirşey yapmayız aslında yapmış gibiyizdir ...
Reklam