Ask-ı yeksan Hesiodos'un Afrodit için yazdığı dize.Sayfa:125
dalgalı denize atar atmaz onları
gittiler engine doğru uzun zaman.
ak köpükler çıkıyordu tanrısal uzuvdan,
bir kız türeyiverdi, bu ak köpükten,
önce kutsal kythera'ya uğradı bu kız,
oradan da denizle çevrili kıbrıs'a gitti.
oradan karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
narin ayaklarının bastığı yerden.
aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar,
bir köpükten doğmuş olduğu için.

Melike, bir alıntı ekledi.
 1 saat önce

Tanrı meleklerinden birine "Bana şehirdeki en değerli iki şeyi getir," dedi. Melek de Ona kurşun kalbi ve ölü kuşu getirdi. "Doğru olanı seçtin," dedi Tanrı, " Çünkü cennet bahçemde bu küçük kuş sonsuza kadar şakıyacak, altın şehrimde de Mutlu prens beni övecek."

Mutlu Prens, Oscar WildeMutlu Prens, Oscar Wilde
Gamize, Sahilde Kafka'yı inceledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · 6/10 puan

Fena bir kitap değildi. Okuduğum ilk Murakami kitabıydı. Başlarda merakımı uyandırdı ama sonlara doğru ilgimi kaybettim. Açıklanmayan, havada kalan çok şey vardı. Okumamış olsam da bir şey kaybetmeyeceğimi düşünüyorum. Yine de başka bir Murakami kitabı daha okumak isterim. Bir şekilde kendini okutuyor.

Ares ares, bir alıntı ekledi.
5 saat önce

Asıl mesele şudur: Bilgi ve becerilerin yayılması, özellikle ülkeler arasındaki eşitsizlikleri azaltmayı teşvik etmek konusunda ne denli güçlü olursa olsun, bu kuvvet ters yönde ilerleyen ve ıraksamayı, yani eşitsizliklerin artmasını teşvik eden başka kuvvetler tarafından dengelenebilir ya da alt edilebilir. Eğitime doğru düzgün yatırım yapılmaması, günümüzdeki uluslararası atılımların da gösterdiği gibi tüm toplumsal grupların ekonomik büyümenin nimetlerinden faydalanmasına engel ve aynı zamanda bazı toplumsal grupların yerini yeni gelenlerin almasına sebep olabilir (Amerikalı ve Fransız işçilerin yerini Çinli işçilerin alması vs.). Diğer bir ifadeyle, başlıca eşitsizlikleri azaltma kuvveti -bilginin yayılması- ancak kısmen doğal ve kendiliğindendir: Büyük ölçüde izlenen eğitim politikalarına, bilgi ve beceriye erişim politikalarına ve bu alanlarda oluşturulmuş kurumlara bağlıdır.

Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas PikettyYirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Barış XVII, Hayvan Çiftliği'yi inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

En çok incelenen kitaplardan biride bu olsa gerek. O yüzden aynı şeyleri tekrar etme geregi duymayıp biraz farklı şekilde tanıtmaya çalışıcam.

Orwell'ın kitapları yasaklıydı bir zamanlar hatta CIA ajanı bu adam fln bile dediler. Halbuki ne görmüşse onu yazan vede öngörülerini aktaran bir normal yazar olduguna çogu zaman kimse ikna olmadı. Bence bunun altında yaptıgı müthiş tespitler yatıyor.
Hayvan çiftligi, fable tarzında muhtemelen çok incelemede de "sert bir sosyalizm eleştirisi" cümlesini görebiliceginiz ve bu cümleninde dogru oldugu bir kitap. Ama bence bence eleştiriden de fazlası zira aşırı gerçek bir öngörüsü var. Aslında kitapda stalin'i hedef alsa bile, kitapdaki senaryo sadece stalin'le kalmamış, dünya üzerinde nispeten bir çok benzeri örnegi olmuştur. Tabi görebilene.

Yıllarca nazi zulmünden çeken yahudilerin benzer bir durumu filistinlilere yaşatması, sosyalizm denilince akla ilk akla gelen ülkelerden Küba,da, halk fakirlikten, sefalettenden kırılırken, hırsızlığın, fuhuşun seviyesi toros dağlarına çıkmışken, fidel castro'nun 900 milyon dolarlık naçizane servetiyle valla sosyalizm iyi ya söylevleriyle 90 yaşına kadar rahat yaşaması gibi örnekler ilk aklıma gelenler. Liste daha da uzatılabilir. İşte bütün bu olaylar nedir, nasıl oluyor gibi dünyayı anlama gibi bir merakınız varsa, hayvan çiftliğı kısa kalınlıgı ve akıcı anlatımıyla size gayet iyi bir rehber olmaya aday diyebilirim. İyi okumalar

Ares ares, bir alıntı ekledi.
6 saat önce

Ne tuhaftır ki, Kuznets'in çalışmalarını sistematik olarak sürdüren birisi çıkmamıştı, bunun bir sebebi hiç şüphesiz vergi kayıtlarının tarihsel ve istatistiki kullanımının bir tür akademik "no man's land" [kimsenin ayak basmadığı alan] olması, ekonomistler için fazla tarihi, tarihçiler için de fazla ekonomik kalmasıydı. Halbuki gelir eşitsizliklerinin dinamiklerini doğru bir biçimde analiz edebilmek ancak uzun vadeli bir perspektifle gerçekleştirilebilir ve bu uzun vadeli perspektifi de sadece vergi kayıtları sağlayabilir.

Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas PikettyYirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty
Ares ares, bir alıntı ekledi.
6 saat önce

21. yüzyılın başında bir bakıma biz de 19. yüzyıldaki gözlemcilerin durumundayız: Çarpıcı dönüşümlere tanık oluyoruz ve bunun ne zamana kadar böyle süreceğini bilmek kadar, gelecek yıllarda zenginliğin küresel paylaşımının hem tek tek ülkelerin içinde hem de farklı ülkeler arasında neye benzeyeceğini söylemek de çok zor. 19. yüzyılın ekonomistleri takdiri şu sebeple fazlasıyla hak ediyorlar: Onlar, paylaşım sorununu ekonomik analizin merkezine yerleştirmiş ve uzun vadedeki eğilimleri incelemeye çalışmışlardı. Yanıtları belki her zaman tatmin edici değildi, ama en azından doğru sorulan soruyorlardı.

Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas PikettyYirmi Birinci Yüzyılda Kapital, Thomas Piketty