Hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. Üniversite yıllarında da kendimi yalnız birisi olarak tanımlardım fakat anladım ki yalnızlık iş hayatın harici kimse ile konuşmamakmış. Yüzümün hep asık olmamış. Değişik bir duygu hala acı çekiyorum denebilir ama en azından huzurluyum. Yargılamıyorum veya garipsemiyorum. Zararım kendime sadece, tek tabancayım artık. Bir insan huzursuz ve mutsuz olmaktan bence keyif almalı. Niye biliyor musunuz? Çünkü böyle duyguların genelde sahtesi olmaz. Bir insan gece yarıları hiç isteyerek terli terli kalkabilir mi? Bir insan isteyerek geceleri düşünmekten uykusuz kalabilir mi? Kalamaz. Mutsuz insan belki kendi halinden mutsuzdur, hayatında işler yolunda gitmiyordur fakat en azından kendi duygularından emindir. Kaybedecek bir şeyi kalmamıştır çünkü kendisini bu işi düzeltemeye kadar, kendi mutsuzluğunun keyfini çıkarır. Ben anladım ki insan kendi iç huzurunu sağladığı sürece mutlu veya mutsuz olmak önemli olmamalı. Bence insanın en büyük sınavı mutsuzluğu kabullenmekle başlıyor. Bir insanın mutluluğa erişmesi için bu süreçlerden geçmesi ve hayatın tokadını yemesi gerekiyor.