• Bu sitede bulunmaktan en zevk aldığım , ısrarla ve anlamsız mesajlar gönderip cevap vermediğim zaman ''Ukala'' yazan, ardından da bu kişilerce hiç bir açıklama yapmadan engellendiğim andır. Kendimi kraliçe gibi hissediyorum:)) Ama asıl haz; deli gibi takip ettiğim, sürekli profiline girip öğreneceğim yeni neler var diye incelediğim, paylaşımlarına tekrar tekrar bakmaktan sıkılmadığım,mesaj atınca mutlu olduğum , cevap vermediğinde üzüldüğüm , yüzünü görmek için can attığım, sesini duymak için gün saydığım, hatta hayalimde canlandırdığım isim sayamayacağım, hele ki ufacık minicik güzel bir laf ederek günümün güzel geçmesine sebep olan bir sürü dost var burada. Bir çok okur ile tanışma fırsatım oldu, çok da sevindim. En çok tanışmak istediğim okur ise dostamisc
    Ya sizin tanışmak istedikleriniz kimler?
  • Sabah saatleri...
    Evden çıkıp deniz kıyısına yürüdüm,yüzüm güneşe dönük oturdum bir banka. Ö nümde bütün maviligiyle,ışıltısıyla,carsaf gibi deniz.Güneş yıkadı yüzümü,deniz aldi içimi..Saatlerce...

    Gunes ısıtıyor artik ortaligi,iyice sessiz,çocukların ve annelerin henüz dökulmedigi vakitler parka,bahçeye...Kalabaligi oldum olası sevmedim yaz kalabaliklarini da,deniz kenarında yuruyuslerimiz el ayak çekildikten sonra oldu hep,yada yazlikcilar toparlanip biraktiklari zaman bize yalnızlığı ve sessizliği kasabada.

    Işte öylesi bi sakinlikle dinledim kendimi,yürüdüm,kumları eşeledim.Hastalikları,ustuste aldigim kotü haberleri,ev degisiklikleri,yolunda gitmeyen daha bisuru şey,kendini tekrar eden zamanlar,eski eve teslim edilen ciceklerim,nereye atsam elimi kayip giden şeyler...Iki adim ötesi evim varip Sensiz Olmaz actim hani Muslum Gurses'in...

    Geçenlerde değerli Metin T ile sohbet esnasinda dillendirmistim.
    "Yaşadığım her seyde once kelimelerim eksildi "diye.
    -Artmasi gerekmez miydi dön bak,yeni bisey bulursan haber et"demisti.hayli gecti zaman
    -Hepsinden herseyden once kelimelerim eksilmis Metin Hocam.Yazik ki boyle...

    Boylesi kırgın,yorgun zamanima denk geldi Yesil Murekkep.Degerli Dostamisc 'in tavsiyesiyle...Ortaokula henuz basladigim vakitlerdi,okul kutuphanesinden elime bulasan ilk kitap yirtik sararmis sayfaları arka kapagi bile olmayan Kuyucakli Yusuf..Taa o zamanlardan Sabahattin Ali'yle tanisikligimiz.
    Yeri baskadir bende dedim ya ilk okuduğumdu.Ince bi sızı Yusuf bende
    Kıymetlimdir...

    Sabahattin oluk oluk yaziyor..anlatiyor...konusuyor...
    Memleketini,sürgünlerini,hapishane zamanlarini,mektuplarini okudum Canim Sabahattin.
    Parasizligini,ordan oraya savrulusunu,işkencelerini,Filiz'ine,Aliye'ne duydugun hasreti,caresizligini okudum Canim Sabahattin.
    En cok başına geçirilen torba dokundu bana,kırdıkları gözlüğün altin cerceveli hani,esinin ve kizinin fotograflarini alikoymalarina duyduğun üzüntü.
    Sen mektuplarini yazarken ağladın ben herbirini okurken...

    "Anadolu insaninin biriktirme huyu vardır.
    Avrupalı bir şeyi beğenmediği zaman hemen söyler.Sanki marifetmis gibi!
    Anadolu insanı ise begendigini soyler,beğenmediğini bir kenarda dinlenmeye alır.Bir baska deyişle biriktirmeye koyulur.
    Üstelik,o da tıpkı Avrupalı gibi,yaptığının bir marifet olduğunu zanneder."Osman Balcigil boyle anlatacak ölüme,tuzaga yaklastigi her anı, toylugunu Sabahattin'nin.

    "Nedense vatanı O'nu bağrına basmamıştı,cok isterdi,ama olmamıştı işte."
    https://youtu.be/iI8BxoOTeoY Okurken beni daglayan türküdür.
  • Günümüzden geçmişe,ülkemizden ülkelere, şiirimizden şiirlere ayna tutan dev bir panorama...

    Ataol Behramoğlu ve Özdemir İnce rehberliğinde oluşturulmuş bir kadro, 103 ülke, 847 şair, 1653 şiir...

    Afrika'dan başlayıp Hollanda'da sona eren bir dünya seyahati...
    Rota da; Almanya, Avusturya, ABD, Arap ülkeleri, Arnavutluk, Avustralya, Azerbaycan, Baltık ülkeleri, Bengladeş,Başkırdistan, Belarusya,Bulgaristan, Çekoslovakya, Çin Çuvaş Özerk Cumhuriyeti, Dağıstan, Danimarka,Ermenistan, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Hindistan ve Hollanda var.
    İkinci ciltte ise alfabetik sırayla diğer ülkeler.

    En kapsamlı şiir antolojisi ünvanına sahip bu muazzam emek için,usta şairlerimiz Ateol Bahremoğlu ve Özdemir İnce'ye teşekkürü borç bilir,okumuş olduğum için de keyif duyduğumu belirtirim.
    Kitaptan tek bir şiir seçmek çok zor belki ama benim ve #dostamisc'in gönlünü çalan şu enfes şiire bakmanızı dilerim.
    #27116029


    İkinci seyahatte buluşmak üzere.
  • Kayıtsızlık Şenliği Milan Kundera'nın nasıl tanımladığımıza bağlı olarak değişen 'kısa roman'ı ya da 'uzun öykü'sü. Fransızca'da Anlamsızlık Şenliği anlamına gelen kitap ismi Türkçe'ye Kayıtsızlık olarak geçmiş ne hikmetse.

    Varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera, anlamsızlık, ciddiyet, kayıtsızlık ve mizah üzerine, tarihsel olarak katmanlı bir yapıda, birbirinden farklı insanların arkadaşlıklarından kopuk kopuk hikayelerle çıkarımlarda bulunuyor. Bazen absürdlüğün sınırlarında gezinirken, bazen de felsefik yorumlarla ters köşe yapıyor.

    Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği' nde de Stalin ve oğlundan bahseden bir pasaj vardı. Bu kitabının da ana eksenini Kruşçev'in anılarında ( dostamisc in katkılarıyla) bahsettiği Stalin'in 24 keklik hikayesi ile 'mizah anlayışını kaybetmiş bir yüzyıl'a evrilmemizi göstermesi oluşturuyor. Kısaca bahsetmek gerekirse; Stalin bir av sırasında ağaçta tünemiş 24 keklikle karşılaşıyor. Aksilik bu ya tüfeğinde 12 kurşun olması sebebiyle 12 kekliği vurarak, geri kalanını da haklamak için karlı bir gün 7 km yol yapıp tüfeğini doldurup dönerek kalanları da avlıyor. Yorumlar kitapta.
  • İnsanlar kimi zaman duruşlarıyla, kimi zaman da yaptıkları ve yapmadıkları ile özlerini ortaya koyarlar. Koşullar değişse de öz değişmez, hep aynıdır.
  • -kaç kez yıldım-yıkıldım,
    kaç kez öldüm bilmiyorum,
    kaç kez yaralandım elinden-dilinden,
    kaç kez gelişlerine kandım,
    gidişlerine yandığım kaç kezdi
    ki saymadım,
    onu da bilmiyorum.
    tepkiye uçuk dediler, takma geçer,
    geçer mi sahi.
    bir umut, hep umut bu,
    rüyalarıma sığdıramadığım sıcaklığın,
    ve
    hani hep yarım baktığım gibi,
    sana doymak bu olsa gerek...
    ...
    -ruh halim böyle, seninle bir ilgisi yok,
    sahilde saatlerce denizi izlemek istiyorum,
    bir de bağlama eşliğinde -hani alıp götüren beni-
    türkülerinin namelerini duymak,
    bir hoş geldin kadar uzak,
    yasaklarda sevmek kadar yakın belki,
    veya
    al ömrümü diyecek kadar kindar,
    beni bundan mahrum etme yeter,
    seni özlemek bu olsa gerek...

    (1k, 18 Haziran 2017)
  • İnsanın kendi olabilmesi de bir erdemdir, zor olmasa gerek.

    dostamisc