İnsan günlerce, hatta yıllarca hayali serüvenlerle dolu romanları okuyor ve bir şey yapıyoruz sanıyordu. Ülke'de ise kültür işçileri yoktu! Halk düşünsel olarak uyuyor, bilgisizlik bununla birlikte kabalık ve yoksulluk da artıyor, Devletin gücü eksiliyor ahlaki düşünsel ve ekonomik hayat iflasa sürükleniyordu.
Aydın olmak gösterişli bir kıyafet giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek akşamları lokantalarda oturmak veya sözde okuma salonlarında kağıt veya domino oynamak için yetiştirmedi. Bu hayatı yaşayanlar aydın değil, aydın süprüntüleridir. Aydın olarak sizlerin vazifesi halkın zekasını, vicdanını, irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir. Halkın düşünme yeteneğini canlandırmak, işçileri, köylüleri ve toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmek; sizin göreviniz budur.