Bazen en çılgın, en imkânsız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz... Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, var olmaması, gerçekleşmemesi imkânsız bir şey gibi kabul edersiniz!
Ellerinde çizgili kağıtlarla oturmuş bahisleri yazıyorlar, şans yüzdelerini hesaplıyorlar, topluyorlar çıkarıyorlar, nihayet kendi bahislerini koyuyorlar ve hesapsız kitapsız oynayan biz fani kullar gibi kaybediyorlar.
Ama benim duygularım ciddiye alınmaya değer miydi ki? Üzülmüşüm, endişelenmişim, belki de onun dert ettiğinden üç kat daha fazla dertlenmişim, kime ne?