Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"onu her şeyiyle seviyorum, bunlara rağmen değil, tüm bunlar yüzünden."
evveet okurken aldığım notlarla başlayalım.
ilk okuduğum zaman düşündüklerimle şimdi okuyup düşündüklerim arasında bazı farklar var. ilk okuduğumda bu kitap hakkında daha negatif düşünüyordum, şimdi daha az negatif hissetmemin nedeni de bu sefer kendi dilimden okuyup bazı şeylerı daha net anlamış olmam ve aradaki bu bikaç ayda bazı şeyler hakkında fikirlerimin ve kafa yapımın değişmiş olması
casey'nin one last stop'ını da okudum, yazdığı şeyler eğlendirici ve sürükleyici evet fakat duygular yoğun değil. duygular yok demiyorum, var tabii ki ama aşkı öyle yoğun, derin işlenmiş şekilde GÖREMİYORUZ. bakın aşkları yoğun, derin değil demiyorum, karakterlerin hisleri böyle olsa dahi bu kitaplarda o kadar da iyi ve içe işler işlenmemiş, bana kalırsa biraz yüzeysel işlenmiş. "bu nası aşk" demek istiyorum ama casey'nin yazımından mıdır yoksa bu genel olarak amerikalıların kültüründe mi genel olarak böyle diye soracak olsam ikisi de derim, çünkü amerikan yazarlar tarafından yazılmış ingilizce ve türkçe kitaplar okudum ve bahsettiğim bu duygu yoğunluğunu işleme probleminin onlarda da olduğunu gördüm, bir de ben fazla fik okuduğum için bunlar bana daha bi sade geliyor, bu konu hakkında çok konuşmak istedim
nora'yı sevmedim, nefret ettiğim bi tip ve fazla gevşek, bana sorsanız yine amerikalı oluşunun etkisi var derim, itici buluyorum, bu kitaba şu an olduğundan fazla sempati duymama nedenim kendisi, iyi biri olabilir, bana comfort hissettiren bi karakter değil
"hassaslığımdan yararlanıp sana âşık olmama izin vermemeliydin."
hamilton'dan laurens'a
"sevgili tisbe, keşke aramızda bir duvar olmasaydı. sevgiler, piramos."
syf 259, "lanet olsun ki seni çok seviyorum tamam mı?"
syf 272'den not. dediğim gibi