On yıllık bir yaşam amaçlıyorum, bir misyonum var. Burada, derken başını gösteriyordu, “ kitaplara, neredeyse bitmiş, yalnızca yazılması kalmış kitaplara gebeyim. Bazen baş ağrılarımın, beynimdeki doğum sancıları olduğunu düşünüyorum.”
“Diğer yorumunuza gelince; benim ‘yaşama amacım’ bundan…” diyerek baş parmağıyla gövdesini gösterip devam etti, bu sefil canlı hücrelerden tamamen ayrı. Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim.
“ Benim de kötü dönemlerim vardır. Kimin yoktur ki? Ama beni ele geçirmiş değil. Onlar hastalığımın değil, benim varlığımın bir parçası. İsterseniz şöyle diyelim; onlarla beraber yaşama cesareti gösterebiliyorum.”