Veganlığın özünde insanlara yaşadıkları dünyada aktif bir rol sahibi olmaları, bunu yaparken de eş zamanlı olarak hayvanlara karşı uygulanan şiddete doğrudan dahil olmayı ve her yana yayılmış formlarına dâhil olmayı reddederek, yırtıcılık yerine şefkati seçmeleri için yapılan olumlu bir çağrı bulunmaktadır.
Memelilerin (domuzlar, inekler, koyunlar ve keçiler gibi), kuşların (tavuklar, hindiler, ördekler ve kazlar gibi) ve balıkların (alabalıklar, ton balıkları, somon balıkları ve Japon balıkları gibi) acıya verdikleri tepki fiziksel ve kimyasal anlamda insanların ver- diği tepkiden farklı değildir. Onlar da bizim gibi acıyı yok eden endojenöz maddeler üretirler ve bunu yapmak için duyu organları vardır ve onlar da bilişsel olduğu kadar psikolojik olarak acı çektiklerini ortaya koyan davranışlar sergileyebilirler; bir başka deyişle onlar da duyarlıdırlar.
…veganlık, çoğumuz için dünyamızı paylaştığımız zayıf ve incinebilir duyarlı bireylere uygulanan şiddetten uzak bir yolculuk anlamını taşıyor. Ayrıca tüm diğer yaşam boyu süren yolculuklar gibi bu da varış noktası olmaktan çok, devam eden bir süreç.