Bugün benim doğum günüm..
Şu belkide kısacık olan hayatımda en küçük şeylere bile mutlu olmaya çalışan, ama aynı zamanda en küçük şeylere de sinirlenen, morali bozulan, pes etme düşüncesi kafasına oturan, kalbi kırılan "Ben"im doğum günüm.
Kendi kendime öğrendim pes etmemeyi, çalışmayı, çabalamayı,vazgeçmemeyi...
Kah güldüm, kah üzüldüm, kah sinirlendim, kah sevinçten havalara uçtum, kah bir şeyi günlerce kafama koyup overthinkledim, kah sinir krizleri geçirdim. Ben böyleyim ama. Duygularımı içimde tutmaya çalışan, elinden geleni yapanım... Ha bazenleri taştı mı o duygular, tutamadığım, dizginleyemedigim oldu mu?
Evet...
Çok kez hayal kırıklıkları yaşadım.
Çok kez bıktım yaşamaktan bazen de sebepsiz yere.
Çok kez salmaya çalıştım kendimi şu hayata karşı.
Ama vazgeçtim mi?
Hayır...
Hayal kurmaktan asla vazgeçmedim.
Sevdiğim şeyleri yapmaktan asla vazgeçmedim.
Sevdiğim insanlar ile konuşmaktan asla vazgeçmedim.
Ailemin gereksiz yere yapma dediği şeyleri yapmaktan vazgeçmedim.
İnsanların popüler kültür ve cringe buldukları şeyleri izlemekten, okumaktan,yapmaktan vazgeçmedim.
Çok insan yargiladi benim şu kısacık hayatımda.
Çokça üstüme gelindi. Çokça nefret ettim onlardan. Ama beni sevenleri de sevmekten asla vazgeçmedim. Hatta beni sevmeyenleri bile sevdim:)
Neden mi? Ben böyleyim işte...
İnsanlar fazla merhametlisin diyor, bu sana zarar verir diyor. Az bırak bunları diyor. Dinliyor muyum?
Bilinmez.
Fazla hayal dünyasında, fazla düşünen, fazla sessiz, fazla agresif, fazla takıntılı, fazla düşkün, fazla cömert....
Hepsi söylendi bana bunların.
Ha zoruma giden oldu mu, kişiye göre değişir:)
İnsanlar değişir..
Tarzları değişir, düşünce yapısı değişir, kendisi değişir...
Ama duyguları değişmez..
Ne kadar çalışsa da o duyguları köreltmeye, başaramazlar.
"Başardım" gibi