"Aşk, vardı. Hayal gücünün şairleri açlıktan kurtarmaya yarayan cılız bir icadı değildi bu. İnsanın görüp duyabileceği, koklayıp dokunabileceği bir şey olmayabilirdi, ama yine de orada bir yerlerdeydi."
"Gareth'ın bakışlarında öylesine yoğun bir sevgi ve bağlılık vardı ki Hyacinth ne söyleyeceğini bilemiyordu. İşte bu şiirin, müziğin ta kendisiydi ve onu sarıp sarmalıyordu.
Aşk buydu işte."
"Ve gecenin geri kalanı boyunca Hyacinth'in parfümünün kokusunu unutamadı.
Ya da belki de unutamadığı o yumuşak kahkahasıydı.
Ya da belki ikisi de değildi. Belki unutamadığı genç kızın kendisiydi."