Çocuk ne kadar zeki, yetenekli doğarsa doğsun kapasitesini gerçekleştirebilmesi, Winnicottçı anlamda "görülmesine" bağlıdır. Biz çocuğun içindeki iyiyi, güzeli gördükçe bu iyi ve güzel kendisini gerçekleştirecek, yaratıcılık bir potansiyelken artık eyleme de dönüşebilecektir.
Kızgınlığın (ya da bir şeyin kötü olduğuna dair düşüncelerimizin) kaynağı içimiz, yapıştırdığımız etiketler ya da beklentilerimizdir. Aynı kolaylıkla etiketlerimizi, verdiğimiz yetkileri değiştirebilir ve etrafımızda olanları sevmeyi seçebiliriz.