dilan.

dilan.
@dserenad
hançer gibi keskin, çiçekler gibi ince.
Âdeta, dibine çakılacağı ya da sağ kurtulacağı iki uçurum arasında gidip geliyordu.
Reklam
Zihindeki düşüncelerin karmakarışık olduğu o anlardan birini yaşıyordu. Beyninde âdeta anlam veremediği bir gelgit yaşanıyordu. Eski ve taptaze anıları iç içe geçmiş dalgalar gibi çalkalanıyor, garip bir şekilde birbirlerine karışıyor, içeriklerinden bağımsızlaşıyor, biçimlerini kaybediyor, ölçüsüz bir şekilde geliştikten sonra aniden âdeta çamurlu ve bulanık bir suda kayboluyorlardı.
Ruhunu hangi hava deliğinden sızan ışığın aydınlattığını bilemiyorum.
Korkunç bir felaketin baskısı altında kalan yürek, tıpkı alçak bir tonozun altında sıkışan omurilik gibi şekilsizleşip, bünyesinde çirkinlikleri ve onarılamaz hasarları barındırır hale gelebilir mi?
İnsanlar ona yalnızca zarar vermek için yaklaşmışlardı.
Reklam