Tanrı dağları mirac ve vuslat yolculuğu
Az dokunsan eririm, sıkma beni, ne olur!
Aşk, hicrandır diyerek yakma beni, ne olur!Hasretin zincirini gel beraber kıralım,
Vuslatın eşiğinde bir murada varalım.
hosoglu
@hosoglu
Dedem evlat derdi beni tanrı dağlarının en güzel yerine defnedi Aşk hicrandır vuslat murada varmaktır dedemide tanrı dağının en güzel yeri türk tarihinin en kıymetli hazinesi olan orhun yazıtlarının yanına
defnedecektik orhun yazıtları türk tarihinin en önemli hazinesi en kıymetli cevheri olmakla beraber dedemde bizim için kıymetli bir hazineydi şimdi mezar
taşlarına kıymet veren mezar ehli için
orhun abideleri gibi geçmişimize ışık tutmaya devam edecek o da orhun abideleri gibi türkün bir şah eseri olarak anılacaktı ailemizde dedemi kar ile yıkadım ve dua ile kefenledim
İstanbula vardığım zaman annem sanki hasretim evlat özleminden dokunsak eriyecek duruma gelmişti demekki vuslat için benim gelmemi bekliyordu oğul kaldır beni ayağa diyip bu günü bekliyordum
diyip abdestini aldı başını secdeye koydu ve hicran ateşinden kurtularak vuslata erdi biz ise babam isa beyle ilk işimiz ahırı düzelttik annemi ise istanbulun en güzel mezar yeri olan fatih camie defnettik ve
benim kulağımda dedemin ölürken söylediği hazine gibi sözler yankılandı dağ diyince insanın aklına tanrı dağları ve hira dağı gelir dağları tırmanış bir vuslat yolculuğu mirac ve murada ulaşmaktır miracına muradına kavuşan bir kul ol
Allahım! Nurlarının denizi, sırlarının
madeni, tek ilâh oluşunu kullarına açıklayan, hükümranlığının altında bulunan her şeyin nadidesi, tevhid makamının imamı, varlık âlemine güzellik katan süsü, her türlü rahmetinin hazinesi, dininin yolu, tevhidinle lezzet alan, varlık özünün insanı, her var olanın varlık sebebi, yaratılmışların özünün özü, senin aydınlığının nuruna en yakın olan Efendimiz Muhammed'e; yüce zâtın var oldukça devam edecek, ancak sen yeterli gördüğünde bu salât son bulacak, hem seni hem de onu memnun edecek ama bizden de razı olmana vesile olacak salât ile ona salât eyle, ey âlemlerin rabbi olan Allahım!...
Arefe gününde açgözlü olun.
İmkânsızı isteyin.
Her şeyi isteyin.
Verenin şanı büyük isteyinde isteyin
çünkü hiçbir gün bundan daha güçlü değildir.”
Arefe günü, çok şey istemek ya da “imkânsızı” dilemek için eşsiz bir vakittir.
O gün; rahmetin sağanak gibi yağdığı, duaların geri çevrilmediği ve kaderlerin yeniden yazıldığı mübarek anlardandır.
İçinizde ukde kalan,
“Bunun olması mucize…” dediğiniz ne varsa;
hepsini tam bir teslimiyet ve sarsılmaz bir imanla isteyin.
En küçük detaylara kadar isteyin.
Büyük hayalleriniz için de, hayatınızı kolaylaştıracak küçük güzellikler için de isteyin.
Çünkü O’nun hazinesi sonsuzdur.
Hem dünya hem ahiret için isteyin:
Bu dünyada huzur, sağlık, bereket ve kalbe ferahlık…
Ahirette ise en güzel makamları talep edin.
Gönülden inanarak isteyin.
“Olur mu acaba?” şüphesiyle değil;
O’nun her şeye kadir olduğunu bilerek ellerinizi açın.
Bu mübarek günde, kalbinizden geçen tüm “imkânsız” görünen duaların;
en hayırlı, en güzel şekilde hayatınızda birer mucizeye dönüşmesini diliyorum🤲🏻🤍
«Sizden biriniz (Allah’tan) ne dilerse çok istesin. Çünki o ancak Rabbinden istiyor. (O’nun hazînesi) tükenmez.»
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz ⚘
Rabbimiz kulunu herhangi bir melekle veya kanunla değil, bizzar, her şeyin hazinesi kendisinde olan, gücü her şeye yeten ve kulunun dertlerini çözmeyi murat eden Zat'ıyla görüştürmektedir. Bunun hayal ürünü bir görüşme olmadığını elini semaya kaldırıp yüreğini açabilenler anlayabilirler. Dua mahrumlarının bunu psikolojik bir tatmin olarak görmelerinin sebebi olsa olsa onların talihsizliğidir. Bunun gerçekten daha gerçek, asıldan daha asıl, özden daha öz bir iletişim yolu olduğunu test etmek için, şu an bu satırları kim her nerede hangi koşullarda okuyorsa, kalbiyle Rabbine yönelmesi yeterlidir.