Ozan

Konuşma sırasında, ne kadar iyi niyetli olsa da, düzeltmeye yönelik her türlü hatırlatmadan kaçınılmalıdır: Çünkü, insanları incitmek kolaydır, onları iyileştirmek ise zor, hatta olanaksızdır.
Reklam
İnsan, yapıp ettiklerinde kimseyi örnek almamalıdır: Çünkü durumlar, koşullar, ilişkiler hiçbir zaman aynı değildir ve karakterlerin farklılığı eyleme de farklı bir görünüm verdiği için, iki kişi aynı şeyi yapsalar da, yaptıkları şey aynı değildir.
Nasıl ki doğal halinde sert ve gevrek olan balmumu, birazcık sıcaklık karşısında, istenilen her şeklin verilebileceği ölçüde yumuşuyorsa; en dikkafalı ve düşmanca insan bile, birazcık nezaket ve güler yüzle, yumuşak ve iyi huylu yapılabilir. Buna göre, balmumu için sıcaklık neyse insanlar için de nezaket odur.
Hiç kimse, kendinden fazlasını göremez. Bununla demek istiyorum ki: Herkes başkasında, kendisi olabildiği kadarını görür, çünkü onu ancak kendi zekâsı ölçüsünde kavrayabilir ve anlayabilir.
Buna karşılık, akşam, günün yaşlılığıdır: Akşamları bitkin, boşboğaz ve dikkatsiz oluruz. Her gün, küçük bir yaşamdır, her uyanış ve yataktan kalkış küçük bir doğumdur, her taze sabah küçük bir gençlik ve her yatağa gidiş ve uyuyuş küçük bir ölümdür. Genel olarak sağlık durumunun, uykunun, beslenmenin, hava sıcaklığının, hava durumunun, çevrenin ve daha başka birçok dışsal olayın, ruh halimiz üzerinde ve ruh halimizin de düşüncelerimiz üzerinde muazzam bir etkisi vardır. Dolayısıyla, bir olaya bakışımız gibi, bir başarıya yönelik yeteneğimiz de zamana ve yere çok bağımlıdır.
Reklam