Satyagraha, Pasif Direniş'ten tıpkı akla kara gibi farklıdır. Pasif Direniş zayıfların bir silahı olarak kabul edilir ve amaçlarına ulaşmak için şiddet veya fiziki güç kullanmayı reddetmez; fakat Satyagraha, en güçlünün silahı olarak kabul edilir ve her durumda şiddet kullanmayı reddeder. Onun kök anlamı hakikate tutunmaktır yani hakikatİn gücüdür. Bunun yanı sıra ben ona Sevgi-gücü veya Ruh-gücü diyorum. Satyagraha'nın uygulanmasında, yani hakikate ulaşmada daha ilk başlardaki aşamada kişinin rakibine karşı, onu zedeleyen şiddeti uygulamamak gerektiğini, onun sabır ve şefkatle hatadan kaçındınlması gerektiğini keşfettim. Bir kişiye hakikat gibi görünen bir şey diğeri için hata gibi görünebilir.
Sabır, kendine acı çektirme anlamına gelir. Bu yüzden doktrin, muhalifin acı çekmesiyle değil, kendisinin acı çekmesiyle hakikatin gösterilmesi anlamına gelir. Fakat politik sahada, kamu yararı için yapılan mücadele çoğu zaman, adil olmayan kanunlar şeklindeki hatalara muhalefet etmeyi içerir. Eğer kanun yapıcıya dilekçe ve benzeri yollarla hakikati gösteremezseniz ve hataya da teslim olmak istemiyorsanız, o zaman size sadece tek bir yol kalıyor; o da ya fıziki güçle zorlayarak size teslim olmasını sağlamak ya da kendi şahsınıza acı verecek kanuna direnme cezasını davet etmek. Bu yüzden Satyagraha halkın önüne ya Sivil itaatsizlik ya da Sivil Direniş şeklinde geliyor. O, suç niteliği taşımaması anlamında sivildir.
Sıradan bir kanun muhalifi kanunu gizli olarak ihlal eder ve cezadan kaçınmak ister fakat sivil direnişçi öyle değil. O ait olduğu devletin kanunlarına, müeyyidelerin korkusundan değil onları toplumun yararına uygun gördüğü için itaat eder. Fakat çok ender olarak bazı kanunların adil olmadığını düşündüğünde onlara itaat etmek onursuzluk olur. Bu durumda o, açık ve