"Beni rahat bırak, Christian."
Panik, utanç ve pişmanlık yakamı sıkıyordu.
"Hakkımda bir sır daha bilmek ister misin, Stella?" Sesim hissettiğim acı yüzünden bu hale gelmişti. "Sana hayır diyemiyorum." "Ama bana ihtiyacın olursa her zaman burada olacağım. Zaman, mekan ya da uzaklık fark etmez. Farklı kıtalarda da olsak, beş ya da elli yıl da geçmiş olsa umurumda değil. Sabahları uyandığında yalnız hissetmeni istemiyorum çünkü yalnız değilsin. Daima bana sahipsin."
Son ve en büyük gerçeğim boğazımı delip geçerken gözlerim yandı.
"Seni çok seviyorum. Kahretsin, seni çok seviyorum."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Chrisitian beni dinleyip gittiği için mutlu olmalıydım. Ama zihnim anılarımızı oynatırken kalbim büzülerek bir boşluğa dönüşmüştü.
"Arabaya bin, Stella."
"Hayatım boyunca kimseyi bu kadar çok istemedim ve böyle hisler için kendimden hiç bu kadar çok nefret etmedim."
"Çünkü sevgi sıradandır. Olağandır. Fakat sen, Stella... sen olağanüstüsün.
Konu sen olunca her şeye inanırım."
Birbirimize öylece baktık.
Birkaç adım ötemizde müzik gürültüyle çalıyordu ama burada, bu koridorda yalnızca sessizlik ve söylemek isteyip de söyleyemediğim şeylerin uğultusu vardı.
Özür dilerim.
Seni özledim.
Seni seviyorum.
"İstediğim ..."
"... güvende olman. Dünyada çok fazla kötü insan var, kelebek. Bazıları da hemen arkamızdaki salonda bulunuyor. Bu yüzden kahrolası İngiltere'nin kraliçesiyle sohbet ediyor olsam bile konuşmamı bölebilirsin. Anladın mı?"
Stella'nın gözleri kısıldı. "Kelebek mi?"
Güzel. Hassas. Yakalaması zor.