"Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür Hanım. Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden. Sahi nedir yaşamın anlamı?
…
Bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki? Yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama… Değil mi yoksa?"
Kafamda ki sanrılarım bedenime fazla,
Aldığım her karar sanki bana yeni yara,
Düşünüp taşınıp çıkmazda kaldığım ara,
Bitiriyor yavaş yavaş hep kendime ne fayda,
Boşvermek dile takılmış sade bir safsata,
Anlamlar manasız kalmış birer kararda,
Bilemiyorum belki nedensiz çok salakça,
Bitmiyor hep yeni kararlarda kargaşa,
Düşün taşın dön dolaş yine aynı başa,
Sağdan soldan sürekli gereksiz kavga,
Sanki bu bedende benden çok onlarda,
İpi takılmış kukla misali dertleri oynamaca,
Fikirler düşünceler yenilikler kimin umrunda,
Alavere dalavere yeni bir icat asla çıkarma,
Hep sözde kalan sebepsiz saçma anlaşma,
Ne beklersin ki insan aslına nankör sonuçta,
...
İçimde tutamam, senin hakkında acı bir düşüncem olursa. Söylemesem sana zehirlenirim. İyi ve güzel düşünleri de. Zaten senden gayri güzel düşün olur mu ki.