1876 doğumlu London, ABD'de devletin 1860'lardan 1890'lara kadar sistematik olarak sürdürdüğü Kızılderililere yönelik zorla göç ettirme ve soykırım politikasına tanık olmuş olmalı. Tahminlere göre sadece bu dönemde on binlerce ile yüz binlerce arasında değişen Kızılderilinin yok edildiğini, bazı kabilelerin tümüyle ortadan kaldırıldığını, o mağrur, kendine güvenli, doğayla barışık insanların binlerce yıldır sürdürdükleri hayat tarzına hiç uymayan yerlerde azalmış, ezilmiş, onurları kırılmış halde yaşamaya mecbur bırakıldığınu görmüş ve buna tepki duymuş olmalı.
Ne şarkı, ne sohbet, ne kahkaha... Birbirimize el şakası da yapmıyoruz. Bir zamanlar havai, hayat dolu, canlı olan ruhlarımız boyun eğmiş. Ağlamaklı, sıkıntılı sesler çıkarıyor, birbirimize bakıyor ve sokuluyoruz.