Derdim şuydu: Benim olmanı istiyordum, Öyle ki dış dünya artık senden bir şey alamasın. Senin güzel yüzünü kimse görmesin, halâvetli, vakarlı perdelerle dalgalanan sıcak sesini kimse işitmesin. Sen de kimseyi görme, muhayyilene bile benden başka şey girmesin.
Bugün düşünüyorum ve anlıyorum: Ben, farkında olmayarak seni yok etmek, seni öldürmek istemiştim.
Bu cihanda kimse kendi isteğiyle büyük adam olmadı. Kişi haline kalsa hep düz ve kolay yolları tutar. Amma ki ün almak alnına yazılmışsa hayatın cilvesi ne yapar eder, onu çala kamçı sarp dağlara saldırır.
Pekâlâ biliyordum. Daha doğrusu içime derince bakmaktan korkmasam her an bilebilirdim. Son bilgilerin üzerine yürümeye cesaretim yoktu. Boğulan bir insan gibi insiyâki hareketlerle derinliklerden kurtulup satihta kalmağa çabalıyordum.