Tuğba

“Pencereyi açın da içeri temiz hava girsin, taze fikirler girsin, yeni bir hayat tarzı girsin.” O zaman bana pencereden atlayıp kurtulmam gerektiğini söylediğini anladım. Dünyaya cıyakladım: “Elveda, beni bitirdiniz!"
Sayfa 175·Kitabı okudu
Reklam
“Bazılarımız mücadele etmeli. Büyük özgürlük geleneklerini savunmak gerek. Ben partizan değilim. Rezalet gördüm mü düzeltmeye çalışırım. Parti isimlerinin hiçbir anlamı yok. Daha sakin bir hayat uğruna özgürlüğü satacaklar. Bu yüzden, dürtüklenmeleri gerekiyor…”
Sayfa 168·Kitabı okudu
Seni insanlıktan çıkarmışlar. Artık seçme şansın yok. Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun, sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin. Müzik ve cinsellik, edebiyat ve sanat, artık bütün bunlar haz değil acı veriyordur herhalde.
Sayfa 163·Kitabı okudu
"Kimse beni istemiyor, kimse sevmiyor. Çok çok çok acılar çektim ve herkes acılarım sürsün istiyor. Biliyorum.” “Başkalarına acı çektirdin,” dedi Joe. “Sen de acı çekeceksin tabii, doğrusu bu. Geceleri bu aile sofrasında otururken, bütün yaptıklarını dinledim ve hayretler içinde kaldım. Yaptığın birsürü şey cidden midemi bulandırdı.” “Keşke,” dedim, “kodeste kalsaydım. Sevgili Staja’da. Şimdi gidiyorum,” dedim. “Beni bir daha asla göremeyeceksiniz. Kendi başıma ayakta duracağım, yardım istemez. Sizleri vicdanınızla baş başa bırakıyorum.”
Sayfa 145·Kitabı okudu
psikolojik şiddet insanı nasıl birine dönüştürüyor
Sonra kocaman tırnağıyla yine burnuma fiske vurdu ve karanlıktaki seyircilerden çok yüksek neşeli kahkahalar yükseldiğini işittim. Sancıları ve hastalığı durdurmak için başka çarem olmadığından, karşımdaki aşağılayıcı ve zalim lavuğa iyi davranmaya çalışarak dedim ki: “N’olur senin için bir şeyler yapayım, n’olur.” İç ceplerimi karıştırdım, ama boğazkesen usturamdan başka bir şey bulamayınca bunu çıkarıp lavuğa vererek dedim ki: “Lütfen al bunu, lütfen. Küçük bir hediye. Lütfen al.” Ama dedi ki: “Pis rüşvetlerini kendine sakla. Beni böyle kandıramazsın." Elime vurunca boğazkesen usturam yere düştü. Bunun üzerine dedim ki: “Lütfen, bir şeyler yapmalıyım. Çizmelerini temizleyeyim mi? Bak, diz çöküp yalayacağım.” Böylece ister inanın ister kıçımı öpün, diz çöküp kırmızı dilimi iki karış dışarı çıkartarak, o pis, iğrenç çizmeleri yaladım.
Sayfa 132·Kitabı okudu