MS 1102'de İsmaili Büyük Üstadı, Kudüs kralı Baudoin'e bir elçi yollamıştır. Templierlerle İsmaililer arasında seksen yıl sürecek olan yakın ilişkiler böylece başlamıştır. Bu yakın ilişki sonucu, Mabedin Büyük Üstadının devreye girmesi ile MS 1129 yılında Haçlılar ile İsmaililer arasında bir anlaşma imzalandı ve Şam'a karşı Sur'un İsmaililere verilmesi kabul edildi. Bu etkileşim sonucu Templierler, İsmaililerin örgütlenme biçimini, rit ve sembolleri ile meslek sırlarını benimsediler. Derecelere bağlı yükseliş sistemi, bir üst derecedekilerin emirlerine koşulsuz itaat ve Büyük Üstada hayatı bahasına bağlılık gibi kavramlar İsmaililerden alınmıştır. Aradaki bağ o denli güçlenmiştir ki, Templierlere İsmaililerden ve Ismaililere de Templierlerden katılımlar olmuştur. Her iki örgütün giysilerinde de beyaz ve kırmızı renkler ön plandadır. Beyaz, Işığın, Nurun; Kırmızı da Ateşin sembolüdür.