Bedenimize ve ruhumuza yansıyan tüm yaralar tek ve evrensel bir kaynaktan, sevgisizlikten fışkırıyor; onun tırmıkları, kesikleri,aşındırmaları zaman içinde iyileşeceklerine yaraya dönüşüyor,iltihaplanıyor ve kuşaktan kuşağa daha kötüleşiyor…
İşte o anda zihnime şu iç içe girmiş olan Rus bebekleri matruşkalar geldi. Demek ki diye düşündüm, her insanın içinde dışarı çıkmayı, uyandırılmayı bekleyen başka insanlar oluyor; kimi zaman hiç çıkamıyorlar, ebediyen orada tutsak kalıyorlar.Birinin onları dürtmesi, beklenmedik bir şey olması gerekiyor ki dış kabuk yerini içeridekine bıraksın…
Bazı ezoterik kuramlara göre, diye savunuyordu gazeteci, sandığımız üzere çoçuklarımızın adını bizim seçmediğimizi ama uykuda bir meleğin annenin kulağına fısıldadığını söylüyordu; bu isim karnında taşıdığı bebeğin ruhuna uygun oluyordu çünkü isim yaşaması gereken kaderin bir parçasıydı…