Esra

Ölümü yok edip ortadan kaldırmaya gücü yetmeyen biçareler, bütün hınç ve öfkelerini yıllardır sesini, sedasını kesmek için uğraştıkları "İslam" dan almaya bakıyorlardı...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşte Şule Hanımefendi, uzun yıllar milletin dinine, imanına, iffet ve faziletine karşı planlı, kasıtlı bir surette böyle hakaret ettiler. Yalnız hüküm sürdükleri zamanı değil, âtiyi de düşündüler. Bu batıl zihniyeti yürütecek teşkilatı, müesseseleri kurdular. Köşe başlarını tuttular. Misyonerlerini yerleştirdiler. Kanunlarını hazırladılar. Bu suretle milleti kıskıvrak bağladılar, cendere içine aldılar. Kımıldamasına imkan bırakmadılar.
Evvelce kendi namusu ve iffeti olan karısının, kızının gölgelsini dahi yabancı erkeklerden kıskanan Müslüman Türk erkekleri, bugün karılarını, kızlarını muz gibi soyarak cadde ve sokaklar dolusu erkeğin şehvetli ve iştahlı nazarlarına arz ettiler. Böylece haya ve iffet sembolü kızlarımızın haya, hicab ve iffet duyguları paramparça edildi.
Şayet biz batıyı " her şeyi" ile taklid ve takip etmiş olsaydık; dine karşı batılının duymuş olduğu saygıyı, tazimi duyar, hocalarımıza ve bütün din adamlarımıza en az batılının papaz ve rahiplerine karşı göstermiş olduğu hürmeti gösterirdik. Şayet biz batıyı " her şeyi" ile taklit etseydik, Avrupa memleketlerindeki okullarda öğretmen olarak vazife gören rahibelerden ibret alır, Müslüman Türk çocuklarını okutan iffetli hanım öğretmenlerimizin başörtülerine karışmaz, onları İslam dininin emri olan örtülerinden dolayı okullardan kovmaz, vazifeden uzaklaştırmaz, alay,hakaret, tehdit ve ağır cezalarla taciz ve mağdur etmezdik.
Her türlü medeni imkana sahip olan insanoğlunun aradığı nedir? Neden kavuştuğu hiçbir şeyle yetinmiyor? Niçin hiçbir şeyle tatmin olmuyor? Niçin daima huzursuz, daima tedirgin, daima hoşnutsuz ve daima bedbin... Evet niçin? Bütün bu neden ve niçinlerin cevabını Akif bize şu bir tek mısra ile ne güzel veriyor: " Bir ümmet göster ölmüş maneviyatıyla sağ kalmış."