Bu kitaba dair kimi incelemeleri okudum. Aralarından bazıları gerçekten çok güzeldi. Ben biraz roman olma kısmına, kurguya değinmek istiyorum. Kitabın genel havasına değindikten sonra spoiler içeren kısım olacak, o kısmı başladığında belirttim.
Öncelikle kitap roman olarak çok güzeldi. Diğer birçok romandan farklı olarak olaylar bir kişinin etrafında başlamıyor. Herkesin kendi hikayesi var, sonra ortada buluşuyorlar. Diğer kitaplarda olay ve kişi örgüsü tek bir karakter üzerine gider. Bir ağaç düşünün, ağacın gövdesi ana karakterdir ve diğer tüm karakterler o ağacın gövdesinden dallanıp budaklanır. Bu kitapta ise örümcek ağı gibiydi tüm ilişkiler, ayrı ayrı hepsi işlenmiş ve bir şekilde ortada buluşmuşlar. Bu sebeple ilk başlarda yadırganabilir, okumaya devam ettiğinizde seveceğinize eminim.
Bunun dışında bahsedilen herkesin hikayesine ayrı ayrı değinildiği için tüm karakterler içinize siniyor. Karakteri anlamamak, benimseyememek gibi bir problem olmuyor. Bu anlamda oldukça profesyoneldi.
Kitaptaki kimi diyaloglara günümüzde rastlamayız, fazlaca sevgi ve saygı sıfatları içeren bir hitap havası var ama tabii bu da o zaman için çok normal. Kimi konuşmalar gülümsetti, verilen zekice cevaplara rastladıkça kitap daha da hoşuma gitti.
Vahşeti maalesef ki oldukça iyi aktarmış.
-SPOILER-
Sonunda Darnay'ın kurtuluş şekli realist değildi. Sydney'in düşünceleri çok farklıydı, özellikle giyotinde. Sanırım en çok hoşuma giden kısım da bu oldu. Bu kadar masum sevebilmesi ve hayatını feda edebilmesi, üstelik bunları düşünerek mutlu olması çok şaşırttı.
Ayrıca insanların amaca ulaşmak için araç edindikleri idamı artık amaç yapan bir halk görüyoruz. Bu uğurda bir çocuğun bile idam edilmesini isteyecek kadar sapmış düşüncelere sahip olmaya başlamışlardı.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,6bin okunma
"O nasıl bir itaatkârlık, yalakalık, yaltakçılık, onursuzluk ve rezilce kendini küçük düşürmeydi öyle! Bedenen ve ruhen bu denli eğilip bükülünce, Tanrı katında yapılacak bir şey kalmıyordu..."
"Bir şeye hazırlıklı olmak, o şeyi başaracağınızdan emin olmak anlamına gelmez. Elbette başaracağınızı umarsınız. Gerçekten hazır olmak demek, nelerin yanlış gidebileceğini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için bir planınızın olması demektir. "