Eksiklerinin ve hatalarının utancını yaşayabilen insanların zaman zaman yüreğini sıkışırarak kendisini okutan bir kitap. Yazarın akıcı dili kitabı bir çırpıda bitirmeye müsaade etsede içerik sizi bazı sayfalara yeri geldiğinde bazı cümlelere hatta ve hatta bazı kelimelere demirliyor. Edilgen bir sanat sevmek diyor Froom... sevmeyi aforizmalarla gelip geçici kalıp kurallarla sınırlandırmiyor asla, pek çok sevgi türünü inceliyor sizi sevgi konusunda düşünmeye itiyor. Hayata pembe gözlüklerle bakmamak için bütün renkleri solduranlara her zaman olduğu gibi bu kitap konusunda da acıyorum çünkü Froom sevmenim/hayatın o yumuşak, ciddi ama asla ütopik olmayan pembesini soldurmuyor aksine renklere daha çok sarılmamizi söylüyor. Gelenekçi ve eskide kalmış bazı bölümlerinin olduğunu kabul etmek zorundayım kitabın yakın bir gelecekte yazılmadığını düşünerek bu bölümleri ise rahatça aklayabilirim.