Kimi insan, bülbül misali, güzelliğiyle, albenisiyle takdir toplamak peşinde, her fırsatta ya aynadaki aksini ya da başkalarında bıraktığı etkiyi seyretmekte.
Kimi papağan gibi ne duyarsa tekrarlamakta. Ne kendine ait bir duruşu var, ne eleştirel bir fikri.
Kimi yaban ördeği gibi sürüden gıdım ayrılmadan yaşamakta. En büyük korkusu yalnız kalmak, dışlanmak.
Kimi akbaba gibi, başkalarının enkazı üzerinden beslenmekte, afiyetle.
Kimi flamingo gibi, kendi ailesi ve dar çevresi dışında hiçbir şeyi takmadan yaşayıp gitmekte. Dünyanın çivisi mi çıktı, açlık, haksızlık savaşlar mı var, umurunda değil, ne gam.
Ve kuş var, tüm bu hengâmenin arasında, derdi meselesi kendiyle, “ben” dediği o çözümsüz bitimsiz bilmeceyle; kuş var tek tek koparmakta tüylerini... Başkasına zarar vermez, tutup onu bunu didiklemez ama kendine sabotajlar düzenlemekte yoktur üstüne.
..."Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun."