GECE ile GÜNDÜZ BİR OLUNCA GÜN OLUR...

GECE ile GÜNDÜZ BİR OLUNCA GÜN OLUR...
@eakman
İNSANIN HEDEFİ HAKİKATTİR... HAKİKAT MUTLULUKTAN DA FAZLADIR...
İDEAL KİLONA KAVUŞMAK İSTERMİSİN???BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ..BAĞIMSIZ HERBALİFE ÜYESİ
EVLİ/EŞ/BABA/EVLAT/KARDEŞ/ARKADAŞ/DOST/TALEBE
İstanbul
İstanbul, 20 Nisan 1976
170 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
KENDİME GELDİM. BİR DE BAKTIM Kİ;
Her şeyi - kişiyi - fiili yaratan O! Onlardan ulaşan sözlere- işlere, müsade eden de O. O duyduğum seslerde , görüntülerde, renklerde, tecellileri rakseden de O. Birde baktım ki her şey tecelligah olmuş O nu zikrediyor! Peki; bunca hırs, öfke, kibir, ihanet, hıyanet, dalaleti yapan kim? Ya Rabbi bir sen kaldın bir de ben! Demek ki bütün güzellikler Sen denmiş, yanlışlar, hatalar, eksiklikler benden. İtirazlara, isyanlara, kaosa sebep olan hep ben diyen. Benlerden çok olsa da Ben gibi yok. Bende zaten KENDİMe geliyorum! Lebbeyk Allahümme lebbeyk. ...
Reklam
AKIL - FERASET - BASİRET
Sadece yargıları esas alan bilgi birikimi ile hareket eden zihniyetler yanılmaya mahkumdur. Olaya - konuya vakıf olabilmek yargıyı oluşturan kanaatlerin - sebeplerin araştırılıp bilinmesi ile mümkün olabilir. Dolayısı ile bilgi veri tabanı boş, temelsiz bilgi sahiplerinin konular hakkındaki yorum ve düşünceleri itibar edilecek bir değer taşımaz. İnsan aklını kullanmak ile mükellef ve bundan dolayı sorumludur. Akıl ın kullanılabilmesi vahye isnad eden bir temel üzerine inşa edilmiş bilgi birikimi ile mümkün olabilir. Ayrıca basiret ve ferasetin gerekliliği mutlaktır. Taklitçilik - ezberci lik bir noktaya kadar meziyet isede, insanın sahip olduğu kapasite yanında bir hiçtir. Hatta hakikati anlama cihetinde bir perde oluşturur. Ne yazık ki bilgi sahibi olan az. Daha vahimi bilgiye ulaşmak isteyenlerin yoluna kurulmuş olan tuzaklar, tahrif edilmiş belge ve bilgiler. İşte bu tahrifatı sezebilmek ancak basiret ve feraseti gerekli kılar. Bunun içinde yüzeysel bilgiden, kesitsel ve boyutsal görü düzeyine ulaşmak gerektir. Sünnetullahı anlamak, sistemi çözmek ile mümkündür. Selam olsun basiret - feraset ehline...
Metubat-ı Rabbani den nefsimiz hakkında;
TEVRAT; söz - ZEBUR; hikmet - İNCİL; mana - KUR'AN; maksat a işaret eder. *Olgunluktan ve kemâlâttan uzak, ancak terbiyeyle, itaatle kemâl bulabilecek nakıs akıllarıyla tam ve noksanlıktan uzak olan Kur’ân ve Sünnet’in hükümlerinde noksanlık aramak, onda şüpheye düşmek o insanın kendisindeki hastalıkların varlığına işarettir. *Şek ve şüphe insanın nefsindeki hastalıktır. İman ise bütün şek ve şüphelerden uzak tam bir teslimiyetin adıdır. *“Kalbî hastalıklardan ve basireti kapatan perdelerden kurtulduktan sonra geriye apaçık hakikatten başka bir şey kalmaz. *Nefs, hastalıklar ile dopdoludur. Birtakım mevzuları-bilgileri deliller ile ona anlatabiliriz; fakat ne kadar da deliller ile anlatsanız bile asli olarak kendi canında bunu yaşamadığı müddetçe onun hakikatini anlamaktan uzak olacaktır. *Günümüzün hastalığı; birçok bilgi ve deliller ile nefsi yüklüyoruz. Ancak, yaşaması-lezzeti tatması konusunda yetersiz kalıyoruz.. *İman a akıl ile delil aramak ayrı, kalb ile hazmetmek ayrıdır.. *Kalb, iman-ı hazmetme kuvvesi ile yaratılmıştır.. *Sadrımız (gönül-kalb-en yüksek makam) ve aklımızdaki hastalıklar, bizlerde Allah’ın hükümlerini kavramada noksanlık olarak tezahür ediyor. *Nefs-ini tanımayanın gözü şaşı dır.. Bir-i, iki görür... (Maktûbat-ı Rabbâni den faydalanılmıştır.)
Evimizde Üç Şeye Çeki Düzen Vereceğiz....
Televizyona, İnternete, Telefona... Evimizde üç şeyi Yasaklayacağız: Gıybet, Tartışma, Küskünlük. Evimizde üç şeye Devam Edeceğiz: Cemaatle namaza, Kur’an tilavetine, Haftalık sohbete. Evimizde üç şeyi Çoğaltacağız: Dua, İstiğfar, Zikir. Evimizde üç şeyi Azaltacağız: Çok yemeyi, Çok uyumayı, Çok konuşmayı. Evimizde üç huyu Terk Edeceğiz: Eleştiriyi, Kınamayı, İğnelemeyi. Evimizde üç huyu Kazanacağız: Yumuşak huyluluk, Kolaylaştırıcılık, Bağışlayıcılık. Evimizde üç şeyi İhmal Etmeyeceğiz: Helalleşmeyi, Özür dilemeyi,
KARAR VEREBİLMEK, KANAAT SAHİBİ OLMAK İSABETLİ İDRAK İLE MÜMKÜNDÜR!
Ne yazık ki birçok insan gerçekleri muhatabın - esas kişinin ağzından, ifadelerinden öğrenmek yerine, dedi - kodu ve rivayetler üzerinden TAHRİF edilmiş bilgiler ile malumat sahibi olma yanılgısı - tuzağı nın içinde... Bu tuzaklarda bilgi edinme kaynaklarımız (medya, face, google) önüne kurulmakta! "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.” ) 7/16 Bu hastalık kişilerin hem zahiri hem de batıni (manevi) dünyalarını olumsuz etkilemekte.. Verdikleri hayati kararları daha büyük dalalete düşmelerine sebep olmakta. Her duyulana, okunulana, görülene körü körüne inanmayıp araştırıp konu hakkında bilgi & malumat sahibi olmak, feraset ile değerlendirebilmek gerekiyor... "Deha nın gereği olan basiret; isabetli İDRAK - FERASET ile mümkündür."
Reklam