GECE ile GÜNDÜZ BİR OLUNCA GÜN OLUR...

GECE ile GÜNDÜZ BİR OLUNCA GÜN OLUR...
@eakman
İNSANIN HEDEFİ HAKİKATTİR... HAKİKAT MUTLULUKTAN DA FAZLADIR...
İDEAL KİLONA KAVUŞMAK İSTERMİSİN???BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ..BAĞIMSIZ HERBALİFE ÜYESİ
EVLİ/EŞ/BABA/EVLAT/KARDEŞ/ARKADAŞ/DOST/TALEBE
İstanbul
İstanbul, 20 Nisan 1976
170 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Asr-ı Saadet’in en meşhur doktorlarından olan Hâris b. Kelede’ye sordular:
“İlaç nedir?” Cevap: “Açlık!”. Hastalık nedir diye sorulunca da: “Yediği bir yemeği sindirmeden ikinci defa yemektir.” demiştir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Medineye bir doktor geliyor, Peygamberimizden (sav) çalışmak için izin istiyor ve kendisine bir muayenehane açıyor. Bir süre sonra işler iyi gitmeyince Rasulullah (sav)’e geliyor. Hastaların azlığından söz ediyor ve şaşkınlığını dile getiriyor. Bunun nasıl olduğunu sorunca, Efendimiz şöyle cevap veriyor: “Benim ashabım, iyice acıkmadan yemez. Yedikleri zaman da tıka basa yemezler; daha iştahları varken (doymadan) sofradan kalkarlar.” Bu söz karşısında hekim şunu der: “İşte sağlığın şartı budur!”
Bizim toplumumuzda yemeklerin çeşitliliği ve porsiyonların büyüklüğü göze çarpmakta; öğle yemeğinin vazgeçilemez bir öğün halini aldığı görülmektedir. Oysa oruç tuttuğumuz zamanlarda çoğumuz sahurdan akşama kadar güzel bir şekilde açlığa dayanabiliyoruz. Peki o halde niçin öğle yemeği yemediğimiz gün akşamı zor ediyoruz? Meselenin psikolojik sebeplerini uzmanlar tartışa dursunlar, bizim şahsi tecrübe ve gözlemlerden elde ettiğimiz sonuç şudur: En azından bir kısmımız sadece alışkanlıktan yiyoruz. Acıkmadığımız halde bir şeyler yeme ihtiyacı duyuyoruz. Belki midelerimiz doyduğu halde gözlerimiz doymuyor. Porsiyonlarımız da büyükse şayet, akşam yemeğiyle beraber midelerimiz aynı oranda büyümüş oluyor. Daha da kötüsü, sünnete aykırı yemek yemekle kalmayıp fazla toklukla kalplerimizi de öldürüyoruz. Zira büyüklerimiz şöyle söylerler: “Mide kalbin altında kaynayan bir kazandır, harareti kalbi köreltir.”
Rasulullah Efendimiz (sav) akşam öğününün ihmal edilmemesini tavsiye ederek:
“Bir avuç hurma ile de olsa, akşam yemeklerinden vazgeçmeyiniz. Zira akşam öğününün ihmali insanı ihtiyarlatır, bünyeyi yıpratır.” demiştir. Ali Yardım’ın Peygamberimizin Şemaili adlı kitabında, Efendimizin (sav) akşam öğünü diye bahsettiği yemeği, akşam namazından hemen sonra yediği belirtilmiştir. Peygamberimizin (sav) akşam ile yatsı vakitleri arasında uyumadığı düşünülür, yatsı namazı tesbihatı ve uyku öncesinde ettiği dualar da hesaba katılırsa akşam yemeğinden sonra 3-4 saate yakın bir sürenin yemeğin hazmedilmesi için ayrıldığı ve Peygamberimizin (sav) tıka basa bir mide ile yatağa girmediği anlaşılmaktadır. Asla acıkmadan yemeğe oturmamış, tam doymadan da kalkmıştır.
Âlimler Peygamber Efendimiz’in (sav) hayatı boyunca günde üç öğün yemek yediğine dair kaynaklarda hiçbir bilgi bulunmadığını belirtiyorlar. Yemek yediği öğün sayısı en fazla iki olup, zaman zaman günü tek öğünle de kapatmıştır.