e

Merdivenlere oturduk. Yerde yatan martının saydamlaşmış gözlerine, gazdan kararmış boz tüylerine, kasılıp kalmış kanatlarına baktım. O eski, tasasız günlerinde, hiç bilebilir miydi, belirsiz bir geleceğin belirsiz bir anında, yani tam o anda, yitip gideceğini böyle, sonsuza kadar.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bazı şeylerin hem melankolik hem de umut dolu oluşu gibi, insanların da en çok, mutluluk ihtimali ufukta belirdiği zaman mutsuz olduklarını anladım
Benim saygımı satın alabileceğini mi zannettin? Benim saygımı hediyelerle satın alamazsın. Benim saygımı parayla satın alamazsın. Benim saygımı övgüyle satın alamazsın. Benim saygımı köprülü kavşakla satın alamazsin. Sana satılık saygım yok benim! Hırsız! Yolsuzlukçu Hırsız!"
Ben içki içerim sen de antidepresan. Hepimiz bir şekilde uyuşturmaya çalışıyoruz kendimizi bu dünyada. Yargılamayalım. Lütfen yargılamayalım.
Öfkemi kine dönüştürmektense kedere dönüştürmeyi yeğlerim.