Hayatının baharında toprağa verdiğin o insan, korkunç bir ölümcül hastalığa yakalanır, acınası bir bitkinlikle yatağında yatar, boş boş gökyüzüne bakar, solgun alnında ecel terleri birikir ve sen servetinin onu kurtaramayacağına dair o en derin teessürle hiçbir çabanın son yolculuğuna hazırlanan o cana bir nebze kuvvet veya bir cesaret kıvılcımı veremeyeceği düşüncesinin verdiği korkuyla kalakalırsın.
"Dışa vurduğu ufak sevinçleri elinden almak için," dedim, "bir insana baskı yapanlara yazıklar olsun. Ne dünyanın tüm armağanları ne de tüm lütufları, başımızdaki despotun kıskanç sıkıntısının bize zehir ettiği bir anlık neşenin yerini tutar."