Kurtuluşumuzun, ulusal kurtuluş davasının temellindeki dinamiklere dayalı, tam bağımsızlığa adanmış, halkın özgür istencini esas alan bir sistemde olduğunu bilmeliyiz.
Çünkü idealleri, dili ve ekonomisiyle, dahası örf ve adetleri, kültürüyle gelen emperyalizm toplumların özünü bozar, düşünce yapısını işgal eder. Asıl tehlikeli olan da budur.
Ve Batı uygarlığı, zenginliği, işte o insanların gözyaşları, sömürülen emekleri, canları ve kanları pahasına elde edilen artıdeğerden de öte, varlıklarının talanına dayanır.