Bilinmez bir günün önemsiz bir saatinde bulacak bizi ayrılık.
O gün, kalbimdeki onlarca mezarlığın arasına yeni bir ben daha eklenecek lahzam. Zamanla çürüyüp yok olmuş yalnız 'ben'lerimin arasına 'sen'le dolu taze bir 'ben' daha gömülecek. Yeni bir hasret rüzgarı alıp götürecek ruhumda senin için yeşeren bütün çiçeklerimi.
Bir gün, kabuslarımı ürküten o ayrılık bulacak bizi ve varlığımda sen kokan ne varsa alıp götürecek benden. Ardı ardına salâlar yankılanacak kulaklarımda, içimde senle birlikte can veren her bir parçam için bir tane salâ çınlayıp parçalayacak zihnimin duvarlarını.
Bir gün; sen yanımdaki varlığını yitirdiğinde sevdiğim, zamanın öldürmeye çalıştığı hayallerimdeki sana kalemim can verecek. Bedenim toprağına kavuşup terk edene kadar bu dünya denen acımasız tiyatro sahnesini; durmadan, yorulmadan...