“Namazda saf... En büyük disiplin sembolü... Küfür, o sahte diyalektiliği ile bize der ki: ‘Sizin namazınıza müdahale eden mi var, kılın namazınızı, bize karışmayın biz de size karışmayalım!’ Onlara demek lazım ki; ‘Siz bizi, camilere zindana tıkar gibi tıkıyorsunuz! Camiler silo, düşüncesizlerin silosu... Namazdaki saf, ruhi safını kaybetmiş insanların yalancı hizasından ibaret... O saf, saf değil... Çünkü küfrün 400 senede işlediği şahıs rabıtalarını koparma politikasının aldatıcı çizgisi olmuştur. “
İslamda da böyle... Abbasilerin sonunda aşkı pörsüyünce böyle oldu. Türk, yepyeni bir aşkla temsil ettiği dinini ancak Kanuni’nin başına kadar sürdürebildi. Aşk, yerini hikmeti kalmayan kabuk bilgilere terkedince; o da böyle bitti, bugünlere yol açıldı.