MİT Başkanı afalladı. “Nasıl yani?” diye mırıldandı. “Ashabı Kehf-i görüp onların duruma şahit olanlar, bu olay hakkında kitap mı yazmışlar?” Kitap değil taş anıttan yapılmış bir kitabe.” dedi Yusuf. “Yani Ashabı Kehf olayına şahit olanlar, bu olağanüstü durumun zamanla unutulup gitmemesi için gördükleri her şeyi taş anıttan bir kitabeye yazmışlar. Yazdıkları bu kitabeyi de Ashabı Kehfin üç yüzyıl uyuduğu mağaranın girişine dikmişler. Meraklı Süryani bir piskopos o dönemde olaya şahit olan herkese ulaşarak teker teker bir nevi röportaj yapmış ve duyduklarını kitaplaştırmış”
“Peki bu Süryani piskoposun yazdığı kitabı Ashabı kehf konusunda birinci elden kaynak olarak kabul edebilir miyiz?” “Hayır maalesef İmam Taberinin, Beytül Hikme kütüphanesinde bulduğu bu esrarengiz kitap yaklaşık 800 yüzyıldır kayıp!” ….. “Taberi Tarihin”de yer alan kopyası dışında bu kitapla ilgili elimizde hiçbir kaynak yok!” (İmam Taberi/ Taberi Tarihi)