Bu yabancı yüzde gizli bir eksikliğin izini gördüm. Artık bu yüzü sevebilecek hiçbir insan yaşamadığından bu yüz bana büsbütün fazlalık gibi görünüyordu.
Artık dünyadan kopmuş değildim, ağırlaşmış ve doluydum, bir insana yaraştığı gibi. Bu bana iyi ve doğru göründü, ben de ağır yükü isteyerek üstüme aldım.
Anılarımda o yazın üstüne gölge düşüren olaylar çok sonraları gerçekleşti. O yazın ne kadar güzel geçtiğini artık hissetmiyorum, sadece biliyorum. Bu ikisi arasındaki fark korkunç.
Gündüz hayallere dalmaya karşı içimde şiddetli bir isteksizlik var, içimdeki umudun yitip gittiğini de hissediyorum. Bu beni korkutuyor. Artık yalnızca gerçeklikle yaşamaya dayanabilecek miyim bilmiyorum.