"Mümkün müdür, bütün bu insanlar, asla mevcut olmamış bir maziyi tamamen bilsinler? Mümkün müdür; bütün hakikatler onlar için bir şey olmasın? Mümkün müdür, hayatları boş odalardaki saat gibi her şeyden alakasını kesmiş geçsin?"
Aldatıldığını anlar. "Esaret sandığı şeyden kaçan, sonra ona dönüp kafesinin çubuklarını ümitsiz bir hasret içinde gagalayan kuş gibi" nafile pişmanlıklarla çırpınır.
Eğer insan, gökten gelecek bir işaretle, kendi kendinin üstüne sıçramaya muvaffak olsaydı, o Emir şöyle bir şey olurdu:"arş, kendini aş!" Fakat bu bir gayret istiyor.