O efsanelerdeki kahramanların geri dönmek için pek çok fırsatı olmuştu ama dönmediler, yollarına devam ettiler. Çünkü bir şeylere tutunuyorlardı.
Peki biz neye tutunuyoruz Sam?
Bu dünyada iyilik olduğuna Bay Frodo ve bu uğurda savaşılacağına.
Biliyorum, yanlış bu. Aslında burada olmamalıydık. Ama buradayız. Tıpkı efsanelerdeki gibi Bay Frodo. Gerçekten önemli hikâyelerdeki gibi. Tamamıyla karanlık ve tehlikeyle dolu olanlarından. Sonunu bilmek istemediğin türden. Çünkü son nasıl mutlu olabilir ki?
Okurken black mirror seyrediyorum hissine kapıldığım değişik bir kitap oldu. Kısa olmasına rağmen çok şey anlattığını düşünüyorum. Yazılalı onlarca yıl olmasına rağmen muhteşem bir ileri görüşlülükle bize çok tanıdık kavramlardan bahsettiğini düşündüğüm harika bir bilim kurgu olmuş. Hakkında şikayet edebileceğim tek şey tabiri caizse akmayan dili oldu, bunda da çevirinin iyi yapılmadığını sanıyorum. Ayrıca yazar hakkındaki önsöz çok ilgimi çekti, en kısa zamanda başka kitaplarını da okumak istiyorum.
Moduma uygun ve karamsar bir kitap olduğunu düşünerek okumaya başladığım ama beni hayatta olduğum için şanslı olduğumu düşünmeye iten kitap. Bir gün aslında ne kadar da uzun ve biz hayatımız boyunca bir sonraki güne uyanacağımızın garantisi yokken nasıl da kalitesiz hayatlar yaşıyoruz. Her anımızı millet ne der korkusuyla ve birilerine layık olmak kaygısıyla kendimize zehir ediyoruz. Kendi isteklerimizi gözardı ederek ruhumuzu öldürüyoruz, herkesten farklı isteklere sahip olmayı delilik sayıyoruz.