“Seni aklımdan çıkarmak ha! Sen benim varlığımın bir parçasısın. Benim bir parçamsın. Buraya ilk geldiğimden beri okuduğum her satırda sen vardın. Kaba ve bayağı o çocuğun yoksul kalbini yaraladığın o günden beri hayatımın her anında sen vardın. Nehre her bakışımda seni gördüm. Bataklıklara,bulutlara,ışığa,karanlığa her bakışımda sen vardın. Esen rüzgarda,ağaçlarda,denizde,sokaklarda hep seni gördüm. Gözlerinin gördüğü,kulaklarımın duyduğu,bedenimin hissettiği ve zihnimin meşgul olduğu her şeyde sen vardın,Estella. Londra’nın en güzel,en güçlü binalarını yapan taşlar bile senin etkilediğin kadar etkileyemez beni. Senin kadar gerçek olamazlar. Ellerinin,güzelliğinin yerine geçemezler. Estella,hayatımın son anına dek benim parçam olarak kalacaksın. Kalbimi örten iyiliğin ve kötülüğün bir parçası olacaksın. Ama ben seni daima kalbimin en iyi yerinde saklayacağım. Acım ne kadar kesinkin olsa da, sana karşı hislerim hiç bitmeyecek. Tanrı seni bağışlasın,Estella! Tanrı seni korusun!”